Ezra Pound efsanesi ve Cantos
Avrupa'nın yeniden yapılandığı, küreselleşmenin sorgulandığı bu XXI. yüzyıl şafağında Cantos okumak, herşeyden evvel geçen yyıla ve klasiklerine geri dönüp bakmayı gerektiriyor: Joyce, Céline,Borges, Pound. Ezra Pound, bilhassa Cantos'larda, iki büyük savaşın canavarlıklarının sebep olduğu sarsıntıların yükünü taşımaktadır.
Cantos'lar, Avrupa kültürünün belirmesine yakinen bağlı birçok olgunun, ve kurucularinin şiirsel hikâyesi veya efsanesi gibi karşımıza çıksa da, bir birey olarak Pound'un yaşam macerası, hassasiyeti ve zamanı ile de sıkı bir ilişki içerisindedir.
Pound, 1962 yılında bir söyleşide dediği gibi, Cantos'lara, Dante'nin ''İlahi Komedya'' sını keşfettiği sene olan 1905' de başladığını söylüyor; halbuki bu büyük şiir tasarımının sadece 1915 yılından itibaren gerçekleşmeye başladığını da biliyoruz.
Bu iki tarihin önemi var. Cantos' lar bir amerikan üniversitesinde keşfedilen Dante'nin eseri ile başlıyor, ve dostu, heykeltraş Henri Gaudier-Brzeska'nın I. Dünya Savaşı cephesinde ölmesiyle, ciddi biçimde tekrar ele alıyor.
Birden, Cantos'ların, savaş görüntüsü ve hatıralarıyla bütünleştiği fark edilir; ölen dostlar, sosyal durum : ''Batı'da hayatin bedeli'', silah kaçakçılığı : ''Çalışmalarım, beni, savaşları birer kaza olarak değil, sistemin temelli parçası olarak görmeye itti''. Pound bu saptamasından asla şaşmayacak, ve çok daha vahşi II.Dünya Savaşından sonra 1962'de ''Avrupa'nın ve medeniyetin lanetlenmiş oldukları fikrine direnmek için yazıyorum'' diyecekti.
Böyle bir hesaplaşmaya girebilmek, ve bunun şiirsel bedelini verebilmek için herhalde Amerika gibi bir yerden gelmek gerekliydi. İlk Cantos'lardan itibaren Pound rengini belli eder, Odyssea'nın X. ve XI. rapsodilerinde Ulis'in cehenneme seyahati ve ölüleri sorgulaması bölümünü kelimesi kelimesine tercüme eder.
Cantos'lara başlık olarak, terakkiden çok şey bekleyen Victor Hugo'nun ''Bir rüya gördüm / asırların duvarı belirdi / insan labirentinin gizemli çizgisi / Terakki'' konabilirdi; fakat Pound artık terakkiden birşey ummamaktadır. Kendinin ve en yakın çağdaşlarının tecrübeleri ikna etmişti : '' gerçek çoktan varoldu, ve ihanete uğradı '' der; ve izah eder : ''işler evvela böyle başladı: aşağı yukarı altı asırın paketlenmesi gerekiyordu. Ilahi Komedya'da bulunmayan ne varsa, ortaya çıkarıp ilgilenmek gerekiyordu. Victor Hugo'nun Asırların Efsanesi bir bilanço teşkil etmiyordu, sadece istiflenen tarih parçalarindan oluşuyordu. Mesele tutarlı bir bütün oluşturabilmekti ; bilhassa çağdaş düşünceyi, Rönesans'dan beri Avrupa'nın başına musallat olan klasik kültürden temizleyerek Orta Çağ'la ilişkiye geçirmekti.Fakat Orta Çağ'ın kendisi sorgulanmayı ve tarihinin tekrar yazılmasını bekliyor.' Işte Pound'un yargısı bu . Bu yüzden Cantos çok önemli bir tasarım.
Ezra Pound, tamamen Cantos'ların yazımına kendisini 50 yıl boyunca vakfetmeden evvel birçok şiir kitabı yayınlamıştı. Pound, tarihe panoramik olarak bakmasına imkan veren belirli bir biçim bulduğu an, Cantos yaşamının eseri haline geliyor. Ve XX. yyılın modern şiir serüvenine kendisini tamamen kabul ettiriyor ; bilhassa Fenollosa'nın Çin Yazı Karakterleri üzerine çalışmasını ve ideogramların belirme sürecinde önemli bir noktayı keşfeder : ''ardı ardına gelen iki şey üçüncü bir şeyi oluşturmaz, fakat sadece aralarındaki temel ilişkiyi telkin eder ''. Bu keşif sayesinde, '' çince okumanın kavramlarla oynamak değil, fakat şeylerin kaderlerini tamamlamalarını gözlemlemektir '' sonucuna varır ; bu ise Pound'u, dillerin, kültür ve medeniyetlerin dağınık figürlerini birbirleriyle diyaloga geçirmeye itecektir ; bilhassa Dante ve Konfüçyus vasıtasıyla batı ve doğu kültürlerini . Bu bakımdan, Cantos'da bulunan çin piktogramları,birer süsleme değil, eserin temel tasarımının belirtileridirler. Pound'un, LXXVII. Cantos'da, iki çin ideogramına eklediği yorum şu: ''evvel ve sonra gelenin ne olduğunu bilmek, olup biteni anlamanıza yardımcı olacaktır'' ''MÜZIK''.
Eserin devasalığı ve yapısı , birçok okuma ve yorum zorluklarına sebep olmaktadır. Bağlı oldukları kompleks tarihi, siyasi, ekonomik, lengüstik ve artistik öğeler , okumayı karanlıklaştırarak herbir Cantos'u zorlaştırmaktadır; bu durumu gizlemenin gereği yok.Pound, bu zorlukların bilincinde ; 1921 yılında Thomas Hardy'ye yazdığı bir mektupta, ''okurlarımdan, zor bir latin veya grek metnini okurken sarfettikleri çabaların aynısını bekliyorum'' diyor.
Pound'un şiiri 1920 Cantos'larından, 1948 Pisa Cantos'larına kadar giderek kompleksleşir ve okurdan daha çok çaba bekler hale gelir. Cantos'ların bütününe hayran, fakat Pisa Cantos'larından birine neden bir müzik partisyonu koyduğunu anlamayan genç bir şaire, Pound, ''gördüğüm kadarıyla müzik okumasını bilmiyorsunuz' cevabını verir. Cantos tercümesi çok önemli müzik sorunlarını çözmek zorundadır, zira Pound, tüm ömrünü çeşitli dillerin kendi aralarında kurdukları müzikal ilişkilerin keşfine vakfetmiştir. Cantos'ların türkçeye kazandırılması için henüz çok uzaklardayız .
''sevdiğin var olmaya devam ediyor, gerisi kül sevdiğin elinden alınmayacak sevdiğin tek mirasın dünya kimin, benim, onların , veya kimsenin ? evvela gördün, sonra dokundun cehennemin koridorlarında bile olsa , işte cennet sevdiğin tek mirasın sevdiğini senden kimse çalmayacak'' ( çeviri A.C )
30-8-2010
arsenceyhan@ikincigrup.com
|