Protokol, en son darbe yapma amacıyla 2003 yılında hazırlandığı iddia edilen balyoz harekat planı çerçevesinde gündeme geldi. Balyoz hareket planını hazırlamakla itham edilen askerler, harekatın protokole uygun olduğunu öne sürmüşlerdi.
Balyoz planının açığa çıkmasından sonra, emasya protokolünün kaldırılması yönündeki kamuoyu baskısı daha da arttı. Medya da konu hareretle tartışıldı.
Barış ve Demokrasi Partisi Başkanı Selahattin Demirtaş Meclis'e konuyla ilgili bir soru önergesi verdi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay da bir süre önce konu hakkında çalıştıklarını duyurmuştu.
Emekli Askeri Hakim Ümit Kardaş gibi bir çok hukukçu, ancak valilerin çağrısı üzerine toplumsal olaylara askerlerin müdahale edebileceğini düzenleyen yasalar olduğunu hatırlatarak EMASYA protokolünün yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle de yok hükmünde sayılması gerektiğini ifade ediyorlardı.
Genelkurmay başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un bugün Hürriyet gazetesine verdiği bir demeçte 'EMASYA protokolü kalkabilir' demesinden sonra İçişleri Bakanlığı protokolün yürürlükten kalktığını duyurdu. 'Hiçbir ordu halkla karşı karşıya kalmak istemez' diyen Başbuğ 'bu protokole aşırı önem verildi, olmadık yerlere çekildi. Gizliliği de bu süreci daha da karıştırdı. Buna takılmaktan ziyade burada toplumsal olaylarla terörle mücadele arasındaki çizginin çekilmesidir.' diye konuştu.
Protokollere karşı olanlar, ağırlı olarak Kürtlerin yaşadığı bölgelerde eskiden uygulanan olağanüstü hal yerine EMASYA protokollerinin uygulamaya konulduğunu söylüyorlardı.
BBC Turkish / Ayşe Karabat / Ankara
|