Buna tabii olarak, Obama yönetiminin iç önceliklerinin belli başlısı olan Sağlık Reformu Kanunu nu Kongre'den geçirmek için giriştigi mücadelesini de eklersek, meseleler daha da açıklık kazanır. Unutmayalım, Obama pragmatizme inanan bir politikaci; pragmatizmi, onu her halukarda gerçekçi olmaya, zemine ve zaman uymaya zorluyor; sorunların üzerine gerçekten gitmeye kararlı olduğundan, ağır adımlarla gitmeye kararlı. Fransız Sarkozy gibi, sadece beyanat ve hikâye politikası yapmıyor. İşte bu ağır adım politikası çerçevesinde görmek gerek ABD ve AB görüş ayrılıklarını; AB sera etkili gaz salmaların 2020 yılına kadar % 20 azaltmayı hedeflerken, belki çevrecilerin daha çok hoşuna gitmeye çalışıyorsa da, Obama % 5 azaltmayı hedefleyen planı ile ne denli gerçekçi ve dürüst olduğunu da ortaya koymaktadır.
Politikada 'story telling' denen ''hikâye anlatma'' aldatmacası ABD icadı olmasına rağmen, bu icadı bugün en pervazssız ve çirkin biçimde kullananlar Avrupa da bulunuyor; bu icadın ülkesinin evladı Obama ise bu tür retoriklerle alakası olmadığını tüm tavırlarıyla belli etmektedir. İşte bu yüzdendir ki Atlantiğin iki yakası bir araya gelememektedir; Fransa' nın Brezilya ve Afrika' yla ''kurmuş gözüktüğü'' göstermelik iklim birliği, bu durumu gizleyemiyor.
Kuzey ve Güney arasında bulunan derin ekonomik ve kültürel ayrılıklar, birkaç gerdan oyunu ve retorik savsaklamayla hallolacak gibi değiller; anlaşılan bu meselelere Atlantiğin iki yakasında aynı şekilde bakılmıyor.
İşte tam da bu yüzden Kopenhag İklim Zirvesi, sadece siyasi bir beyanatla son bulacak; belki 6 ay içerisinde Meksika İklim Zirvesi nde elle tutulur kararların alınması için, Kopenhag' dan geçmek gerekliydi.
Arsen Ceyhan / İkinci Grup
|