Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Margaret Chan 11 Haziran 2009 tarihinde, domuz gribi (Influenza A-H1N1) pandemisinin (dünya çapında salgın) statüsünün 6. aşamaya, yani uluslararası duzeyde aktif yayılma durumuna yukseldiğini açıklamıştır. Şu ana kadar domuz gribine bağlı ölüm oranı oldukça düşük düzeyde seyretmekle beraber, tarih bize bu durumun bir sonraki pandemi dalgasında kötüleşebileceğini öğretmistir. Eğer 1918' dekine benzer bir pandemi yaşanırsa, bu on milyonlarca cana mal olacaktır ve bu ölümlerin çoğu da dünyanın en fakir ülkelerinde gerçekleşecektir.
Şu anki H1N1 virusüne karşı bir aşı geliştirilmesi çalışmaları başarıyla devam etmektedir. Dünyanın sayılı ilac firmaları bu uğurda canhiras bir çalışma sürdürmektedirler. Bu aşının ulaşılabilirliği meselesiyle ilgili üç husus önem taşımaktadır: üretim kapasitesi, maliyet ve dağıtım.

Dünyada sadece bir kaç ülkenin grip aşısı üretecek fabrikaları vardır ve sadece üç firma -GlaxosmithKline, Sanofi-Aventis ve Novartis- dünyadaki üretim kapasitesinin çoğuna sahiptir. Şu anki kapasiteyle üretilecek domuz gribi aşısı miktarı oldukça yüksektir ancak tüm kapasite mevsimsel grip aşısından domuz gribine çevrilse bile dünyadaki herkese yetecek miktarda aşı üretmek mümkün değildir. Üretim açığının boyutu hazırlanacak aşının dozuna bağlıdır ve bu açık dozun aşıya katılacak katkı maddesiyle ( adjuvan ) % 75 oranında azaltılabilir. Asıl mesele ise üretim kapasitesinin daha baştan yapılan kontratlarla zengin ülkelerce bağlanmış olmasıdır.
İkinci mesele maliyettir. Bir aşı üretmek için müthiş bir teknoloji yatırımı gerekse de, geleneksel mevsimsel grip aşısının maliyeti zengin ülkelerde bile oldukça düşüktür. Başlıca üretici firmalar, pandemik H1N1 grip aşısı için düşuk fiyat uygulamak istediklerini ve fakir ülkelere ulaşılabilir bir rakamla gideceklerini açıklamışlardır. Hatta Sanofi-Avantis fakir ülkelere 100 milyon doz, GlaxoSmithKline da 50 milyon doz aşı bağışlayacağını açıklamışlardır. Yine de fakir ülkelerin aşıya ulaşabilmeleri için zengin ülkelerin parasal yardımı gerekmektedir - maliyet ulaşılabilirliğe bir engel olmamalıdır.
Sonuncu olarak, aşının erişebilirliği, aşının tüm vatandaşlara dağıtılabileceği bir alt yapıyı gerektırmektedir. Fakir ülkelerin aslında bu konuda bir avantajları vardır, zira hepsi yakın geçmişte çocuk felci, kızamık ve hepatit B için geniş aşılama kampanyaları düzenlemişlerdir. Dolayısı ile bu ülkeler için aşıyı elde ettikleri taktirde dağıtmak nispeten daha az sıkıntılı bir konu olacaktır. Buna karşıt olarak, zengin ülkelerde uzun zamandır aşı kampanyaları düzenlenmemektedir. Aşıları özellikle genç nüfusa dağıtmak için şimdiden hazırlıklara girişmek gerekmektedir.
Muhtemelen hayat kurtarıcı bir nitelikteki bu aşıyı üretmekteki sınırlı olanakların olması beraberinde ahlaki bir sorunu karşımıza çıkarmaktadır. Tüm kalbimle inanıyorum ki tüm hayatlar eşit değere sahiptir ( benim çalıştığım Bill ve Melinda Gates Vakfi' nın temel prensibi de budur ), ve yine inanıyorum ki, konunun her muhatabının pandeminin 1918' deki düzeye ulaşmaması için elinden geleni yapma sorumluluğu vardır. Biz konunun çesitli muhatapları ile birlikte pandemic bir aşının dağıtımı ile ilgili bir prensipler önergesi hazırladık (tabloya bakınız).
Pandemik Aşı Dağıtımı Prensipleri*
1. Uluslararası topluluk kendilerini koruyacak kaynaklardan yoksun olanlar da dahil tüm halkları korumak için gerekli adımları atmalıdır. 2. Aşılama tüm uluslarca bir salgına hazırlık ve korunma önlemleri içinde ele alınmalıdır. 3. Gelişmiş ülkeler ve aşı üreticileri gelişmekte olan ülkelerin de aşıya ulaşabilmelerini sağlayacak bir mekanizma üzerinde acil bir şekilde anlaşmalılardır. 4. Grip aşısı üreticileri gelişmekte olan ülkelere aşı bağışlama ve uygun fiyatla aşı sağlama konusunda stratejilerini tanımlamalıdırlar. 5. Pandemik aşı gelişmekte olan ülkelere, gelişmiş ülkelerle aynı zamanda sağlanmalıdır. 6. Uluslararası toplum doz sayısını arttırmak için güvenli ve etkili bir adjuvan (katkı maddesi) kullanımı konusunda çalışmalı ve veri oluşturulmasına katkı sağlamalıdır. 7. Tüm ülkeler aşının dağıtımı ile ilgili mekanizmaları kurmakla yükümlü olmalıdır ki aşılar heba olmasın. Aşıları bağışlayanlar bu mekanizmaların kurulmasına da katkı sağlamalıdır. 8. Dünya Sağlık Örgütü böyle bir pandemik virus salgınında söz sahibi lider konumundaki tek kurumdur ve hükümetlerin ve endustrinin bu prensipleri uygulamalarını teşvik etmelidir. * www.gatesfoundation.org/topics/Pages/pneumonia-flu.aspx
Zengin ülkelerin, daha önceden ödeme yapmış olsalar dahi fakir ülkelerle yanyana sırada beklemek sorumluluğu vardır. Fakir ülkelerin zengin ülkeler aşılanana kadar beklemeye zorlanması affedilemez. Ayrıca zengin ülkeler fakir ülkelerin aşıyı alabilmeleri için nasıl katkıda bulunurum diye düsünmeleri gerekmektedir. Üretici firmaların bulunduğu ülkeler, üretilen aşının ulusalcı bir anlayışla önce kendi halkına dağıtılmasını engellemekle mükelleftir. Ve bütün ülkeler aşı üretilir üretilmez dağıtımını sağlamak üzere çalışmalara bir an önce başlamalıdırlar.
Üretici firmaların tüm kapasitelerini aşı üretimi icin seferber etme sorumlulukları vardır. Üretici firmalar, daha önceden kontrat imzalamış olsalar dahi, önceden fazla para verene öncelik verme konusunda direnmelidirler. Bu 'ilk gelen sırayı kapar' tarzı bir iş yapılacak zaman değildir, zira kapıda tüm ülkeleri eşit derecede tehdit eden bir sağlık krizi vardır. Hakkaniyet adına, alıcı ülkelere ödeyebilecekleri bir fiyat çıkarmak gerekmektedir. Sanofi Aventis ve GlaxoSmithKline firmalarının bağışı tüm üretici firmalara örnek teşkil etmelidir. Üretici firmalar bu meseledeki çabaları karşılığında, aşının olası yan etkilerine karşı dava edilmemelidirler.
Söz sahibi kurumlar bu meselede önemli bir sorumluluğa sahiptirler, zira üretici firmalarla aşıdan yararlanacak insanlar arasında durmaktadırlar. Tabii ki yeni aşının onaylanması için standart kuralların uygulanması kaçınılmazdır -ancak, zaman faktörü de göze alınmalıdır. Bu kurumların önemli görevi hızlı bir şekilde adjuvanların etkinliği ve güvenilirliğini sağlamak olmalıdır ki, üretilecek aşı miktarı gereksinimleri karşılasın.
Dünya Sağlık Örgütü dünyamız yeni bir grip pandemisi arifesinde önemli bir liderlik göstermektedir. Önümüzdeki sıkıntılı dönemde, örgütten adil ve akıllıca bir önderlik etmesini beklemekteyiz.
Uluslararası grip pandemisi bir gerçeklik olarak karşımızdadır ve hiç te öyle kısa vadede yok olacağa benzememektedir. Böyle bir kriz zamanında, zenginlerin hayatta kalıp, fakirlerin ölmesine seyirci kalmayı düsünemiyorum. Böyle bir şeyin engellenmesi için hepimizin ortak çabası gerekmektedir.
Dr. Takada Yamada The New England Journal of Medicine 17-09-2009 ingilizceden çeviren Dr.Nadir Demirel / New York City

|