G20 öncesinde 'Toplumsal İlerleme ve Ekonomik Performans raporu : 'ülke varlıklarını ( GSMH ) hesaplama kriterlerini değiştirmeliyiz'

21.09.2009 22:04:00
'' Toplumsal İlerleme ve Ekonomik Performans'' adlı raporun, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy' ye sunulma tarihi hiç de tesadüf değildi: 14 Eylül Pazartesi Amerikan Lehman Bothers Bankasının iflasının birinci yıldönümüydü. Bilindiği gibi bu iflasdan itibaren tüm dünya ekonomisi krize girmişti. Ayrıca bu tarih Pittsburg'da toplanacak G20'den ( 24-25 Eylül ) birkaç gün öncesine alınmıştı. Fransa cumhurbaşkanı, bu raporu, ekonominin ''rakam dini'' nden kurtarılıp, istatistik bir devrim gerçekleştirmesi dileğiyle istemişti. Fransa' nın bu bakış açısını G20 toplantısında savunacağı söyleniyor.

 

Raporun,  üç ekonomist yazarı, Joseph Stiglitz ( Nobel ), Amartya Sen ( Nobel ) ve Jean Paul Fitoussi ( OFCE ), 14 bilim adamından oluşan bir komisyonun başkanlığını yaptılar. Bu komisyonun yazdığı rapor metninde, 'milli zenginliklerin ölçümünde' yeni araçların kullanılmasi öngörülüyor. Çalışmanın anahtar fikri şu: şimdiye kadar olduğu gibi, ölçülerde ağırlığın ekonomik üretim yerine, insanların refah seviyesine verilmesi. Bu şekilde Gayri Safi Milli Hasıla ( GSMH ) yerine Safi Milli Hasıla ( SMH ) tercih edilmeli denmektedir. Bu yeni ölçünün, kapitalin her boyuttaki değer kayıplarının etkilerini göz önünde bulundurduğu kaydedilmektedir: bu kayıplar tabii veya insani olabilir denmektedir. Daha belirgin olarak söylersek, GSMH' ın çelişkilerine son verilmek istenmektedir. Örneğin tabii afetler sonrasında, afetin sebep olduğu zaiyatların ekonomik ve insani değeri hesaba alınmazken, yeniden inşa için seferber edilen harcamalar GSMH' ı suni olarak şişirmektedir!

Raporda yer alan 12 öngörü, halihazırda var olan muhasebe sistemlerinin yetersizliğini sergilerken, içine girilen büyük krizden evvel, yeteri kadar tehlike çanı çalmadıklarını da vurgulamaktadır. Raporun yazarları, bundan böyle kısa vâdenin bir kenara itilmesini ve ''sürdürülebilirlik'' kavramına daha çok önem verilmesini öngörmektedirler, yani burada, bir ülke ekonomisinin zaman içerisinde ahalisinin refah seviyesini ayakta tutma kapasitesi söz konusu olmaktadır .

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Aşağıda bu 12 öngörünün ana hatlarını veriyoruz:
1 / Maddi refah seviyesini ölçmek için gelir ve tüketim rakamlarına önem vermek: GSMH bilhassa, ortalama olarak, pazar üretimini ve ahalinin ekonomik seviyesini ölçer. Bu iki mevhum arasındaki çelişkiler, çoğu zaman tüm nüfusun memnuniyeti ve morali ile ilgili yanlış belirlemelere yol açar. Rapor bundan böyle ailelerin gelir ve tüketim hacmini göz önüne almayı öngörüyor.
2 / Ailelerin bakış açılarına önem vermek: Rapor, bundan böyle, her türlü verginin, sosyal yardım, kredi borç ve kârlarının ve Devlet hizmetlerinin ( sağlık, eğitim, adalet, iletişim, ulaşım, emniyet vs ) gözönünde tutulmasının önemini vurgulamaktadır.
3 / Ailelerin katılımları hesaplara dahil edilmelidir: Bir ülkenin, veya şirketlerinin olduğu gibi ailelerinin de katılımı hesaplara dahil edilmelidir.
4 / Gelir dağılımına daha çok önem verilmelidir: Genellikle gelir, tüketim ve varlık seviyeleri bir ortalamayla hesap edilir. Rapor, ortalama ( moyen ) yerine, ortaç ( mediane ) mevhumunu getirerek, toplumu eşit bir biçimde ikiye bölen bir gelir seviyesi tasarlayıp, nüfusun %50'sinin bunun üzerinde, veya altında olduğu biçiminde betimlemenin daha elverişli bir ölçü aracı olacağını ileri sürmektedir.
5 / Endikatörlerin pazar alış verişi dışındaki faaliyetlere de tatbiki öngörülmektedir: Bazı aile faaliyetleri ( eğer aylıklı bir hizmetçiye başvurulmamışsa ) örneğin çocuk ve ev bakımı, bahçe ve ev tamiratı işleri hiçbir hesaba girmezler. Rapor bu faaliyetlerin göz önünde bulundurulmasının önemini ısrarla vurgulamaktadır.
6 / Sağlık, eğitim ve çevre şartlarının ölçümü geliştirilmeli:  Rapor, ısrarla, sağlık, eğitim, isdihdam, emniyet, doğru dürüst bir ev ve ülke siyasi sürecine katılım gibi kriterlere bağlı olan yaşam seviyesinin nesnel ve öznel ölçümlerinin, kamu anketleriyle belirlenmesinin önemini kaydetmektedir.
7 / Eşitsizliklerin eksiksiz bir biçimde hesaplanıp belirlenmesi: İnsanlar, cinsler ve nesiller arasındaki eşitsizlikleri iyi ölçmek gerekir diyen rapor, bilhassa göçe bağlı eşitsizliklerin de unutulmamasını vurgulamaktadır.
8 / Yaşam seviyesinin herhangi bir alanında gözlemlenen gelişmelerin diğer alanları nasıl etkilediğini anketlerle açıklamaya çalışmalı.
9 / Yaşam seviyesini ölçmeye yönelik sentetik bir ölçü bulmalı.
10 / Anketlere, her şahsın kendi hayatı, tecrübeleri ve öncellikleri ile ilgili sorular ilave etmeli.
11 / Refah seviyesinin '' sürdürülebilirliği '', yani zaman içerisinde dayanıklılığı gözönünde tutulmalı:  Raporda , insan refahını etkileyen faktörlerdeki ( tabii kaynaklar, insani, toplumsal ve maddi kapital ) gelişmeleri ölçen endikatörlere sahip olmanın önemi ısrarla vurgulanmaktadır.
12 / Çevre sorunlarına yönelik eksiksiz bir endikatör bataryası oluşturmak .

Le Monde ( 20-9-2009 ) dan derleyen Arsen Ceyhan / İkinci Grup