Barack Obama'nın 'sağlık reformu' ile ilgili sunuş konuşması 12-7-2009

20.09.2009 23:32:00
Bugün burada toplanmamızın sebebi, ailelerimizin huzurunu, ekonomik işletmelerimizin zenginligini ve kısacası, ekonomimizin temelini tehdit eden başlıca tehlike üzerine tartışmak: bu tehlike, ülkemizin bugün akıl almaz zirvelere ulaşan, sağlık masraflarıdır. Son 8 yıl içerisinde sağlık sigorta aidatları ortalama işçi aylıklardan 4 defa daha çabuk çoğaldı. Bu meyanda sigortasız Amerikalıların sayısına 1 milyon eklendi. Her 30 saniyede bir ABD' de gözlemlenen iflasların dibinde sağlık masrafları yatmaktadır. Bu gelişme, 2009 yılı sonunda 1,5 milyon Amerikalının evlerini kaybetmesi ile sonuçlanabilecek. İçinde bulunduğumuz krize rağmen sağlık sigortası olanların durumu bile herhangi bir şanssızlık sonucunda değişebilir; bir kaza veya ağır bir hastalık, boşanma, iş kaybı vs... Anında herkes, sağlık sigortası olmayan 46 milyon Amerikalılar listesine girebilir.



Bugün karşılaştığımız büyük saglik problemleri, dün gerçekleştirmediğimiz eylemlerin direkt neticesidir. Aşağı yukarı 1 yüzyıldır, Başkan Teddy Roosevelt'den bu yana sadece konuştuk ve ufak tefek işler yaptık. Denedik, fakat kararlı değildik; Washington devamlı sağlık endüstrileri lobilerinin baskısı altında kaldı. Ve bugün, sağlık reformunu, bu sefer de rafa kaldırmamızı salık verenler var; büyük bir ekonomik kriz içerisinde iken sağlık reformunu gerçekleştimenin imkansız olduğunu bize ispatlayanlar var.

Müsaade ederseniz, sizlerle açık konuşayım : sağlık sigortalarının artan fiatları, aile bütçelerini basınç altında tuttuğu kadar, tüketime zarar verdiğinden ekonomimizi de krize sokmaktadır. Birçok küçük işletmeler çalışanlarına sağlık sigortası bağlayamamaktadırlar. Büyük amerikan şirketleri, yurt dışındaki benzer şirketlerle rekabet etmekte güçlük çekmektedirler. Değişik büyüklükte şirketlerin, fabrikalarını kapatıp, işçi aylık ve sağlık sigortalarının daha ucuz olduğu yabancı ülkelerde yatırım yaptıklarını gözlemliyoruz. Hastalık sigortasının bedeli ise federal bütçeyi giderek zora sokmaktadır. Medicaid kamu yardımının ise Devlet bütçesinin ezici bir bölümünü teşkil ettiğini burada hatırlatmama gerek yok. Yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz bir toplantıda, herkesin mutabakata vardığı bir tek nokta vardı, o da Amerikan bütçesinin sağlığını tehdit eden olgunun, ne sosyal sağlık sigortası, ne de finansal kriz için aldığımız önemli yatırım önlemleri olduğuydu. Ülkemiz için esas tehditin sağlık masraflarının sınır tanımaz zirvelere ulaşması olduğu hakkında fikir birliği oluştu. Bu yüzden bu görüşme ve tartışmaları daha fazla geciktiremeyiz. Bugünkü toplantımız bu sebeple çok önemli; zira sağlık reformu sadece ahlâki değil, finansal bir zorunluktur da. Eğer isdihdam yaratmak, ekonomimizi tekrardan yönlendirmek ve federal bütçelerimizi kontrol altına almak istiyorsak, en geç bu yıl, ezici bir hal alan sağlık masrafları meselesini zaman kaybetmeden ele almak zorundayız. Sağlık reformu için yapılacak yatırımların, uzun vadede bütçe açığımıza ek açık getirmeyeceğine inanıyoruz. Bu yatırımların, aksine, bütce açıklarımızı azaltmanın tek yolu olduğunda, yeni yönetim olarak kanaat birliğine varmış bulunuyoruz.

Biliyorum, bizim bu değişimi gerçekleştirebileceğimizden şüphe edenler çok. Geçmişte sağlık reformunu gerçekleştirmekte gösterdiğimiz zaaflar, özel menfaatların kat ettiği yola orantılıdır; bu meyanda genel menfaatlar suya düşmeye devam etti. Biliyorum tüm saflarda korku içerisinde çok insan var; kimileri, kum üzerine yazdığımız ve geçmişte olduğu gibi çıkmaz yola saplandığımız kanısındalar. Fakat, biliyoruz, bugün ben ve sizler, bu sefer durum değişik olduğu için buradayız. Zira bu sefer sağlık reformu çağrısı tabandan geliyor; bu çağrıya katılan toplum katmanları yoksul hastalardan, hemşirelerden, doktorlardan oluşmaktadır; buna sendikaları, hastahaneleri ve sağlık hizmetiyle yükümlü sektörleri ve cemaat gruplarını da eklemem gerek. Birçok belediye ve valilikler bu yolda çağrıda bulunmaktadırlar. Bu sefer tüm Amerikan vatandaşlarının makul fiyatta sağlık sigortasına sahip olup olamayacağını değil, bunun nasıl gerçekleştirileceğini tartışacağız. Bu toplantının ilk çalışmalarından biri de bu; herkes için sağlık masraflarını nasıl kısacağız, herkes için aynı kalitede sağlığı nasıl sağlayacağız ve bunu tüm Amerikalılara nasıl yayacağız ? Hedefimiz bu yıl sonuna kadar kapsamlı bir reform gerçekleştirmektir. Bu bizim verdiğimiz sözdür, yegane objektifimizdir. Geçen ay boyunca bu hedef yolunda attığımız adımlar, geçen on yılda atılanlardan fazladır. İşçi ailesine mensup 11 milyon çocuğa ve kriz dolayısıyla işini kaybeden 7 milyon Amerikalıya tam sağlık örtüsü sağladık. Böylece, önleyici tedavi tarihinin en yüklü yatırımını gerçekleştirdik; elektronik sağlık dosyalarına yatırılmış milyonlar, hem önemli tasarruflar gerçekleştirecek, hayatlar kurtaracak ve özel yaşam sırlarını muhafaza edecek. Aynı zamanda bütçemizde, genel bir sağlık reformu için sağlık tedavi fonları da öngörüyoruz. Bütce açığını büyütmüyoruz; bu bütçeyi oylamak için Amerikan halkı ve Kongre ile el ele çalışıyoruz.

Sağlık masraflarını kısmak istiyorsak önleyici tedavi sistemini modernleştirmenin şart olduğunda hemfikir olmalıyız. Tüm Amerikalıları sorumlu kılmak istiyorsak, reçete faturalarının sahte biçimde büyütülmesine, sağlık sigortası için gerekli ön şartların abartılmasına, hilebazlığın, savurganlığın devamına engel olmamız gerekiyor. Eğer tüm Amerikalılara tam bir sağlık sigortası vermek istiyorsak sorumluluk zincirini hergün büyütmek zorundayız. Bundan böyle sağlık sigortası olan bir Amerikalı bu sigortayı devamlı muhafaza edebilecek. Kendilerine yakın buldukları doktoru devamlı görebilecekler. Sadece, bu reform sayesinde, eskisine nazaran daha az ödeme yapacaklar. Ve son olarak da, eğer bu objektifleri, yürüttüğümüz politikalara sokmak istiyorsak, son derece şeffaf ve kimseyi dışlamadan çalışmamız gerekecek. Bu yüzden reformla yakından uzaktan ilgisi olan tüm sektörlerin, örgüt, menfaat ve parti temsilcilerinin burda bulunmasını istedim. Bu yüzden, tüm ülkede reformla ilgili olarak, vatandaşın, düşündüğünü söyleyebilmesi için kamu toplantıları düzenledik: ülkenin 50 Eyaletinde 3 000 toplantı. 30 000'den fazla katılımcı gözlemlendi; bu toplantılarda beliren fikirler, bir rapor halinde yakında yayınlanacak. Bu ise benim için çok önemli bir sevinç kaynağıdır.

Tüm tercihlerin masa üzerinde olması gerek. Herbirinin eşit temsil hakkı olmalı. Herkesin, arzuladıklarının tümüne kavuşamayacağına kanaat getirmesi gerek; hiçbir reform teklifi mükemmel olamaz. Fakat, mesele sağlik olunca, mükemmelin gerekli olanın düşmanı ve sadece sürdürülebilir bir yolda olduğumuzun önemli olduğunu unutmamalıyız. Bu görüşmelere herkesin eşit ve demokratik bir şekilde katılma hakkı var, fakat kimsenin bu görüşmelere hükmetmesine müsaade etmeyeceğiz. Masada statu quo tercihi yok. Reformu durdurmak isteyenlerin bu sefer başarı sağlayabileceklerini sanmıyorum. Washington' a bu menfaatlar için çalışmaya gelmedim. Buraya tüm siyasi kariyerim ve seçim kampanyası boyunca gördüğüm Amerikan halkı için çalışmaya geldim.

Aldığım mektupları okuyorum; genellikle küçük yardımlar arzulanıyor; bu yardımları isteyenler, içinde bulundukları durumdan utanıyorlar; yardım istemek zorunda olmamayı yeğledikleri belli. Mektupları yazanlar çoğu zaman, böyle bir mektubu ilk defa yazdıklarını söyleyerek başlıyor, başka çareleri olmadığını, kendilerini ve ailelerini unutmamamı dileyerek bitiriyorlar.

Unutmayalım, ülkemizde umutsuz çok insan var. Ülkemizde çok umutsuzluk var. Bugün, bu umutsuz insanları unutmadığımı söylemek istiyorum. Bizden istenen değişimi başlatmak için burada bulunuyoruz. Eğer genel bir sağlık reformunu gerçekleştirebilirsek, milyonlarca Amerikalının sağlık masrafları azalacak, ihtiyaçları olan tedaviye kavuşmuş olacaklar; bu vesileyle ekonomimizin isdihdam gücünü çoğaltacağımıza inanıyorum; bunda hiçbir şüphem yok.

Önümüzde çok zor bir iş var. Mutlaka başlangıçta bazı yanlışlar olacak. Fakat güvenim var; nihayet, beraber çalıştiğımız taktirde, birçok neslin verdiği, herkes için sağlık sigortası mücadelesini sonuçlandırmış olacağız. Bu reform, birçok nesildir beklenen, demokrat ve cumhuriyetçi olarak, hep beraber paylaşabileceğimiz bir zafer olacak. Hemen işe koyulalım.

Barack Obama 12-07-2009
çeviren Arsen Ceyhan