Barack Obama'nın 2004 Boston Demokrat Parti Kongresi söylevi
( tam metin )
Tüm bir milletin kavşağı, Lincoln' un yurdunda, Illinois Eyaleti adına, bu Kongre de konuşma imkanı verdiğiniz için teşekkür ederim; bununla beni şereflendirdiğinizi söylemek isterim.
Babam Kenya' da küçük bir köyde doğmuş ve yetişmiş, sonra da Amerika' da yabancı talebe olarak yaşamış birisi idi. Küçüklüğü gecekondularda, keçi çobanlığı ve okulu arasında geçmiş. Büyük babam bir zengin Ingilizin ahçısı imiş, babam için başka bir istikbal hayal edermiş. Kabiliyeti ve çalışkanlığı sayesinde, babam herkesin birgün gitmeyi hayal ettigi Amerika' ya, tahsil bursu kazanarak gelmiş.
Tahsili esnasında annemle karşılaşmış. Dünyanın öbür ucunda, Kansas' da doğmuş annem. Babası büyük kriz boyunca, petrol havzalarında ve tarım işletmelerinde çalışmış. Pearl Harbor hücumunun ertesinde, orduya gönüllü yazılmış, Patton' un ordusuna katılarak tüm Avrupa'yı arşınlamış. Savaştan sonra annem dünyaya gelir; babaannem bir uçak fabrikasında çalışır bu meyanda. Epeyi iş değiştirdikten sonra aile yeni imkanlar aramak amacıyla Hawaï Adasına yerleşir. Onların da, annem için büyük hayalleri vardır.
Benim annem ve babam sadece imkansız bir aşkı paylaşmakla kalmamışlar, bu milletin imkanlarına olan sarsılmaz inancı da paylaşmışlar. Adımı, hoşgörülü bir Amerika' da ismin başarı için engel olmadığına inanarak, Barack ( kutlu ) koymuşlar. İmkanları dar olmasına rağmen benim en iyi okullara gitmeme önem vermişler. Zira, cömert bir Amerika' da rüyaların gerçekleşmesi için zengin olmak gerekmediğine inanmaktadırlar.
Her ikisi de bugün hayatta değiller. Halbuki ikisinin de, bulundukları yerden kıvançla baktıklarını biliyorum. Bugün, mirasımın çeşitliliğinin bilincinde ve anne babamın rüyalarının gerçek meyvesi iki kızımla karşınızda bulunuyorum. Karşınızda bulunuyorum, zira hikâyem büyük Amerikan tarihinin bir parçasıdır; benden evvel gelenlere borcum büyüktür ve bu hikâyemin dünyanın hiçbir yerinde mümkün olmadığına inanıyorum.
Bu akşam burada, milletimizin büyüklüğünü vurgulamak için toplanmış bulunuyoruz, bu gökdelenlerimizin yüksekliği, veya ordumuzun ve ekonomimizin gücü ile alakalı değildir, kıvancımız, 200 yıl evvel beyan edilen çok basit bir postülaya dayanmaktadır: « Tüm insanların eşit yaratıldıkları, hayat, özgürlük ve mutluluk gibi, elden alınamaz haklara sahip oldukları gerçeklerini apaçık farzediyoruz ».
Amerika' nın gerçek dehası burada yatmaktadır, basit rüyalara olan inanç, küçük mucizeler üzerinde ısrar; bu sayede çocuklarımız iyi beslenip, giyinip, eğitim görüp, kötülüklerden esirgenmektedirler; basit bir fikir üzerine kendi işimizi yaratabilme ve bunun için rüşvet vermek zorunda olmamak; hayatını tehlikeye sokmadan politikaya atılabilmek ve oylarımızın ( çoğu zaman) sayılacağına inanmak.
Bu yıl seçimlerinde, değer ve vaadlerimizi tekrar vurgulamak için meydana atılmış bulunuyoruz; bu vaadlerin zor bir sosyal duruma rağmen tutulması zorunluğu unutulmamalı; büyüklerimizin mirasını ve gelecek nesillerin umutlarını harcamamakla yükümlü olduğumuzu her zaman bilmeliyiz.
Saygıdeğer demokrat, cumhuriyetçi, bağımsız yurttaşlarım, bu akşam, sizlere çok işimizin olduğunu söylemeye geldim... Galesburg' da (Illinois) rastladığım, Maytag fabrikasında çalışan, işlerini kaybeden sendikalı işçilere karşı büyük sorumluluklarımız var; biliyorsunuz, bu fabrika kapılarını Meksika da tekrar açıyor ! İşlerini kaybeden bu insanlar, saati 7 $ ödenen işlerde çalışmak zorundalar, ve bu işlerde, kriz gereği, kendi çocukları ile rekabet içerisindeler ! Oğlunun, ayda 4 500 $ civarında olan tedavi masraflarını ağlayarak bana anlatan bir babaya rastladım. Okula gitmek için yeteneği ve arzusu olan fakat hiçbir maddi imkanı olmayan çocuklarla karşılaştım. Yanlış anlamayın, karşılaştığım bu insanlar, meselelerinin tümünün hemen hallolmasını beklemiyorlar. Herşeyden evvel duyulmak istiyorlar. Chicago kenar mahallelerine gidin sorun, verdikleri vergilerin Pentagon tarafindan harcanmasını istemiyorlar. Gidin şehir merkezinde sorun ahaliye, sadece federal hükümetin eğitim sorunlarından sorumlu tutulamayacağını söyleyecekler size. Ailenin çok önemli rolü olduğunu hepsi biliyorlar; '' kitap okuyan genç bir zenci, beyaz bir genç gibi olur '' türünden iftira ve iğrenç yalanların sonunun gelmesini herkes istemektedir. Bütün bunları biliyoruz.
Meselelerin hemen hallolmayacağını herkes bilmektedir. Fakat, öncelliklerdeki küçük bir değişikliğin önemli sonuçlar verebileceğine inanıyorlar. Tüm Amerikalı çocukların düzgün bir hayat hakettiklerini söylüyorlar. Ülke için daha iyi önlemler alabileceğimizi biliyorlar. Bu seçimlerde, bu seçeneği veriyoruz tüm Amerikalılara. Partimiz, John Kerry ile, bu ülkeye verilebilecek en değerli Başkanlık adayını verdi. John Kerry Amerikan halkının beklentilerini görmektedir. Vietnam' da kahramanca çarpıştıktan sonra 20 yıl boyunca Senato da Amerika için çalıştı. Her seferinde, kolayları hemen el altında olmasına rağmen zor yolları benimsedi.
Örneğin, yurt dışında işçi çalıştıran $irketlere değil, yurt içinde iş yaratanlara vergi kolaylıkları teklif etmektedir. John Kerry tüm Amerikalıların tam bir sağlık sigortasına ihtiyaçları olduğuna inanıyor.
John Kerry enerji bağımsızlığımızın çok önemli olduğuna inanmaktadır; Amerika nın devamlı petrol şantajına tâbi olmasına engel olmak istemektedir.
John Kerry, tüm dünyanın imrendiği Anayasal hak ve özgürlüklerimizin daha da güçlendirilmesinden yana; temel hak ve özgürlüklerimizi hiçbir zaman ve hiçbirşey için feda etmiyeceğinde şüphe yoktur.
John Kerry, tehlikeli bir dünyada savaşın bir seçenek olabileceğine, fakat bu seçeneklerin ilki olamayacağına samimi bir biçimde inanmaktadır.
Savaş alanlarına binlerce genç gönderiyoruz. Bu askerlerin geleceğine bağlı birçok insan bulunmaktadır ülkemizde. Bu insanlara, savaşla ilgili rakamları, hiçbir hileye başvurmadan vermeliyiz. Amacımızın barışı elde etmek olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Tüm dünyada saygınlığımızı ancak bu şekilde bulabiliriz.
Gerçek düşmanlarımız olduğunu biliyoruz. Bu düşmanları teker teker bulup mağlup etmeliyiz. John Kery bunu biliyor. Nasıl ki teğmen John Kerry Vietnam' da emrinde çarpışan askerler için hayatını tehlikeye sokmaktan çekinmediyse, Amerika yı emin ve güvenilir kılabilmek için Ordu gücünü gerektiği gibi kullanmakta da tereddüt etmeyecektir. John Kerry Amerika' ya inanmaktadır. Bunun için sadece küçük bir sınıfın refah seviyesinin yükselmesini kabul etmemektedir. Bireyci insan ilişkilerimizin bilincinde olmasına rağmen, Amerikan halkının tarihi macerasında, tek bir millet olma yolunda büyük başarılar elde ettiğini de bilmektedir.
Benim için önemli olan, Chicago'da bir tek okuma yazma bilmeyen Amerikan çocuğunun bulnmamasıdır. Bu benim için, kendi çocuklarım kadar önemlidir.
Biryerlerde, maddi darlıklar sebebiyle, ev kirası ile sağlık tedavisi arasında bir seçim yapmak zorunda kalan bir yaşlı insanın olması, bu benim ailemden değilse bile çok önemli bir sorundur.
Eğer, bir Amerikalı maddi sebeplerden dolayı düzenli bir yargı sisteminden, bir avukattan yararlanamıyorsa, benim medeni haklarımın da tehlikede olduğu anlamı çıkar bundan. İşte bu temel inançtır ki, beni, kardeşlerimin müdafisi kılmaktadır.
Şahsi rüyalarımızı devam etmemizi sağlayan da budur. Sizlerle konuştuğum şu anda, tüm Amerikalıları bölmek için tüm çabaları sarfeden insanlar var; bunlar reklam ve propagandalar sayesinde politikanın en kötü anlamında faaliyet göstermektedirler; bunu çok iyi biliyoruz. Evet, burada onlara şunu söylüyorum : ilerici ve muhafazakâr iki Amerika yok, sadece Birleşik Amerika Devletleri var.
Demokrat olsun Cumhuriyetçi olsun, tüm eyaletlerde homoseksüel yandaşlarımız var; Irak savaşına karşı olan, veya Irak savaşından yana olan vatanperverler var bu ülkede. Bir tek halkız; herbirimiz yıldızlı bayrağa sadığız.
Bu seçimler çok önemli bir seçenekle karşı karşıya getirdi tüm Amerikan halkını: hayasız bir politikaya devam mı, yoksa umut mu ?
John Kerry ve John Edwards bizi umuda davet ediyorlar. Kör bir iyimserlik değil bu. İşsizliği, sağlık krizini engellemek istiyorsak umuda ihtiyacımız var.
Çok esaslı bir umuttan bahsediyorum. Bir ateş etrafinda toplanmış, özgürlük şarkıları söyleyen kölelerin, daha iyi bir hayat için uzak diyarlara yolculuğa çıkan göç namzetlerinin, Mekonk irmağının kıyısında yurduna geri dönmeyi hayal eden askerin, istatistiklerini yalanlıyabilmek için yorulmadan çalışan bir işçi çocuğunun, acaba Amerikada yerim var mı diye rüyalar gören ismi garip bir çocuğun umudundan bahsediyorum.
Bu, zorluklara ve belirsizliklere karşı umudun cesaretidir. Bu halkın temelini oluşturan, sadece daha iyi günlerin varlığına olan inançtır.
İşsizlere, onurlu bir iş; evsiz barksızlara bir dam; büyük şehirlerimizde şiddet ve umutsuzluğun pençesine düşmüş gençliğimize yeni bir gelecek umudu vermek istiyoruz.
Zannederim Amerikan tarihinin çok önemli bir kavşağında bulunuyoruz; önemli kararlar alma zamanı gelmiştir; bu kararları almamız gerekiyor.
Amerika ! Bu akşam eğer benim enerjimi hissediyorsanız, durumun ne denli acil olduğunu görüyorsanız, aynı benim arzu ve umutlarımı taşıyorsanız, ve de eğer gerekeni yaparsak, Florida' dan Oregon' a, Washington' dan Le Maine' e tüm Amerikalılar, Kasım ayında hep beraber ayağa kalkarak John Kerry' yi Başkan seçerler. İçinde bulunduğumuz karanlıktan, daha iyi günlere ancak bu şekilde ulaşabiliriz.
Teşekkür ederim hepinize.
BARACK OBAMA
27 Temmuz 2004
çeviren: Arsen Ceyhan
|