
Bir defa daha Tarih ' den söz açmak gerekiyor; ilhamını aldığı ve aynı zamanda yazdığı Tarih. 44. ABD Başkanı Barack Obama'nın 4 Haziran günü Kahire'de verdiği İslam Dünyasına Söylevi 16 lisana tercüme edildi. Söylev América.gov sitesinde bulunuyor ( 6 000 kelime, 43 000 harf, 4 sayfa ) : ''Yeni Bir Başlangıç ''.

Başkan Obama nın bu söylevi 2 yıldır hazırladığı söyleniyor.
Kahire Söylevi, ne Philadelphia Anayasa Merkezinin ( 18 Mart 2008 Irklar arası İlişkiler Söylevi ) ne de Prag şatosunun ( 5 Nisan 2009 Nükleer Silahsız bir Dünya Söylevi ) haşmetli dekoruna benzer bir mekanda verildi. Kahire Üniversitesinin büyük konferans salonu, kırmızı kadifeden duvarları ve balkonlarıyla bir operaya benziyordu. Fakat Başkan Obama'nın Dünya ilişkilerine yeni bir çeki düzen verme arzusuyla verdiği söylevler arasında muhakkak en önemlilerinden biri olarak hafızalarda yer edecek. Bu söylevlerin hepsinde ortak bir nokta var o da, ırklar, milletler ve dinler arasında barış. Medeniyetler birbirleriyle ''çatışmaya mahkûm'' değiller.

Barack Hussein Obama gerekli kelimeleri kullanıyor. Zira duyulmak ve anlaşılmak için hitab edilen insanların dilinden konuşmak gerektiğini bilen bir aydın. New York Times' a verdiği bir demeçte kullandığı ''üslub'' un doğru olup olmadığından, ''bir islam nefesi' nin duyulup duyulmadığından endişe duyduğunu söylüyordu. Kahire Üniversitesinde toplanan yüzlerce insan, Kuran' dan ( ''mübarek Kuran'' ) alıntılar yapmasına çok şaşırdılar. ''Mübarek Kuran' ın dediği gibi «Allah’ı aklından çıkarma ve daima gerçeği söyle'' . Veya ''Mübarek Kuran bize, « masum bir insanı öldüren, tüm insanlığı öldürmüş sayılır, bir insanı kurtaran, tüm insanlığı kurtarmış sayılır »”. Obama, laikliği hiçe sayarak devamlı Allah'ın adını ağzına aldı.

''Din hepimizi berleştirmeli''. Bildigimiz gibi kendisi gayet bagda$tirmaci bir dine sahip.
Tüm dinleri ortak ögelerine indirgiyor, ( ''bizle nasıl muamele edilmesini istiyorsak, başkalarına da öyle muamele etmeliyiz'' ) ve herkesin kabul edebileceği bir ufuk çiziyor: ''aşırıcıların ülkemizi tehdit etmedikleri'', ''amerikan askerlerinin evlerine geri döndükleri'', ''nükleer enerjinin sadece barışcıl amaçlarla kullanıldığı'', ''Allah ın tüm kullarının saygı gördüğü''... bir dünya betimliyordu.
Söylev 55 dakika sürdü. Uzun alkışlarla kesildi. Birçok bakan, resmi görevli, din adamı, müslüman kardeşler, asker ve öğrenci tarafından izlendi.
Konuşmasında demokrasi ve seçimlerden bahis açtığında, salon'da ''Barack Obama seni seviyoruz'' sesi yükseldiğinde, konuşmasını kesip teşekkür etti.

Obama' nın, nükleersiz bir dünya savunmasına devam ettiği görüldü. Tüm Orta Doğu nun nükleerden arıtılmasını arzuladığını ekledi. İran ile önyargısız ve ''cesaret, dürüstlük ve kararlılıkla'' görüşmek istediğini de vurguladı. Adeti olduğu gibi, tüm taraflarla ilgili bir söz söylemeyi unutmadı Obama. Holokost tan bahsederken, İsrail' lilerin işgal edilmiş Filistin topraklarında kolonileşmelere son vermelerinin şart olduğunu kaydederken, ''Filistinli halkın durumunun tahammül edilmez düzeyde olduğu şüphe götürmez bir gerçek'' olduğunu da alkışlar arasında vurguladı. ABD'nin işgal edilmiş topraklardaki kolonileri meşru kabul etmediğini de ekledi .
Obama' nın, devamlı şekilde, ABD'nin geçmiş yanlışlarından özür dileyen konuşmalarına alışmıştık; bu sefer Amerika' yı müdaafa etti; ABD' nin bundan böyle kimseye vereceği bir dersin, doğru yolun olmadığını, herkesin kendi yolunu, kendi şartları bağlamında bulması gerektiğini, ABD' nin kendi menfaatindan başka bir şey düşünmediği stereotipinin yanlış olduğunu vurguladı ve bilhassa ''kamu oyuna karşı ne derse özelde de aynı şeyleri söyleyeceğine'' söz verdi.
ABD'nin bazı öncelliklerini de değiştirdiğini; petrol ve tabii gaza yatırım yerine, eğitime yapacağını ve bunda son derece kararlı olduğunu ekledi.
Başkan Obama 6 000 kelimelik söylevinde ''terörizm'' kelimesini bir defa bile kullanmadı, yerine ''şiddet eylemleri'' terimini kullandı.
Başkan Obama bilhassa ''Dünya Medeniyetinin İslam'a olan borcunu '' vurgulayarak, sömürgeciliğin çarpıklıklarını ve yanlış icraatlarını ifşa etti. Küreselleşmenin bazı kimlik ve aidiyet değerlerini sallandırdığını ve aşırı islamcıların ''bazı gerginlikleri suistimal ettiklerini'' de ekledi. Konuşmasının hiçbir yerinde, ( üstü kapalı bile olsa ) herhangi bir Islam karanlıkçılığına atıfta bulundugu görülmedi .
Le Monde'dan ( 05-6-2009 tarihli ) derleyen Arsen Ceyhan / İkinci Grup
Au Caire, Barack Obama reconnaît 'la dette de la civilisation à l'islam' http://www.lemonde.fr/proche-orient/article/2009/06/05/au-caire-barack-obama-reconnait-la-dette-de-la-civilisation-a-l-islam_1202797_3218.html#ens_id=1200818
ilgili haber:
Obama İslam dünyasına Mısır'dan sesleniyor http://www.ikincigrup.com/index.asp?haberID=27824
|