Arsen Ceyhan / İkinci Grup
George Frederick Händel ölümünün 250. yıldönümü vesilesiyle tüm Avrupa'da anılıyor. Alman asıllı olan, ama uzun yıllar İngiltere'de yaşadığı ve bestelerinin çoğunu bu ülkede yazdığı için ''İngiliz bestecisi'' olarak tanınan George Frederick Händel ( 1685 – 1759 ), Jean Sebastien Bach' tan (1685-1750) birkaç gün önce Almanya' nın Halle kentinde doğmuştur.
Bir saray berberinin oğluydu. Yedi yaşında okula başlayan Händel, babasının işi geregi Weisenfells'e gitmesi dolayısıyla bu küçük geziye katılmış, kentin kilisesinde org çalma denemeleri yaptığı sırada Weisenfells Dükü' nün dikkatini çekmiştir. Dük çocuğun yeteneğine duyduğu güvenle Halle'deki orgcu Sachau'dan dersler almasını sağlamıştır. Üç yıl süren bu müzik eğitimi döneminde Händel, armoni, kontrpuan, org, obua ve klavsen ögrenmiştir. On iki yaşındayken babası ölen Händel, aynı yıl Halle'deki Domkirche'de orgcu yardımcılığına getirilmiştir. 1702 yılında üniversiteye girerek hukuk ögrenimini tamamladıktan sonra Domkirche'ye bu kez orgcu olarak atanmış, sanatındaki başarıyı gören Telemann' ın (1681-1767) yardımıyla 1703 yılında Hamburg' daki opera orkestrasına kemancı ve klavsenci olarak girmiştir. Olağanüstü yeteneğini kısa sürede belli eden Händel' in henüz 20 yaşındayken Hamburg Operasında Almira ve Nero adlı operaları sahnelenmiştir.
  
1707 yılında Medici ailesinin daveti üzerine İtalya' ya giden besteci, bu sırada çok sayıda kantat yazmış, Rodrigo adlı operasının başarı kazanmasıyla Roma'da kısa bir süre yerleşmiş, Domenico Scarlatti (1685-1757) ile tanışmış ve iki oratoryonun yani sıra iki koro ve iki orkestra için Gloria Patri 'yi bestelemiştir. 1708 yılında Napoli' ye giderek burada bir yıl kalmış ve bu arada Aci, Galatea e Polifemo adlı serenadı yazdıktan sonra Roma' ya dönerek Agrippina operasının ilk sahnelenişine katılmıştır.
1710 yılında İtalya'dan ayrılan Händel, Hannover Prensinin orkestra şefliğine getirilmiştir. Händel'in 25 yaşına kadar yazdığı eserler hakkında şu değerlendirme yapılmaktadır: Hamburg'da bestelediği Almira, Nero, Flarindo, Dafne ve Passion, gençlik dönemi yapıtları olduğu halde, bunların tümünde duyguların gelişkin bir ifadesi ve teknik başarı göze çarpar. Özellikle Passion, 19 yaşındaki bir besteci için olağanüstü sayılır. İtalya'da bulunduğu sırada yazdığı kantatlarda, çağdaşlarının eserlerini model olarak almıştır. Deixit Dominus ve Nisi Dominus'ta Carissimi (1605-1674) etkileri vardır.
 

Händel'in 1710 yılında gittiği Londra'da müzik çevreleri İtalyan operasının etkisindeydi. Purcell' in ( 1659-1695) ölümünden 15 yıl geçmiş, henüz hiçbir besteci kendini gösterememişti. İngiliz soylularının İtalyan operasında bulduğu parlaklığın üstüne çıkmak zordu. Buna rağmen Händel' in Londra'da sahnelenen ilk operası Rinaldo başarı kazandı. Altı ay sonra Hannover' e dönen besteci, oda müziği eserleri, 9 Alman şarkısı, klavsen parçaları ve obua konçertoları yazdı. 1712' de tekrar Londra' ya dönerek birkaç hafta içinde 'Il Pastor Firo' adlı operasını bitirdi. Utrecht barışının kutlamaları için 1713' te bestelediği 'Utrecht te Deum' ile Kraliçe Anne' nın gözüne girdi. Kraliçenin doğum günü dolayısıyla yazdığı 'Ode,' kendisine yılda 200 poundluk gelir bağlanmasını sağladı. 1714' de sahnelenen 'Tesec' ise Händel'e servet kazandırdı. 1715' de 'Amadıgı' operasını yazdı. Bu sırada Kraliçe Anne ölmüş, yerine Hannover Prensi geçmişti. Kralın nehir gezilerine katılan Händel' in besteledigi 'Su Müziği' değişik zamanlarda yazdığı eserlerden oluşmaktadır. 'Su Müzigi' nin tamamı 1740 yılında basılmıştır.
1716' da Kralla birlikte Hannover' e giden Händel, yol boyunca Passion' u bestelemiş, bir yıl aradan sonra Londra' ya dönerek Chandos Dükü' nün hizmetine girmiştir. 1719' da Chandos Anthemleri'ni, 'Acis' ve 'Galatea' pastoralını ve 'Esther' oratoryosunun ilk bölümünü tamamlamış, sonra da Kraliyet Müzik Akademisinin müzik direktörü olmuştur. İlk mevsim için yazdığı 'Radamisto' operasında sonra 1722' de 'Muzio Scevola' operasını sahneledi. Üçüncü mevsim 'Floridente' operasıyla açıldı. Dördüncü mevsim için ünlü soprano Cuzzoni ile anlaşma yaparak, rakibi Bononcini' yi gölgede bıraktı. 1723 ve 1724 yıllarında Londra' da sadece Händel operaları temsil edildi. Culius Cesar bestecinin yazdığı operaların içinde dikkate değer olanlarından biridir. 1725 ve 1726 mevsimleri Bononcini ile rekabetin yeniden alevlediği yıllardı. 1726' da Händel İngiliz uyruğuna geçti. 1727' de ölen Kral I. George' un yerine geçen II. George' un taç giyme töreni için 4 'Coranation Anthem' besteledi .
  
  
1728 yılında metnini John Gay' in yazdığı ve Pepush tarafindan bestelenen 'Dilenci Operası' Londra' da büyük başarı kazandı. Händel' in opera programı ise ilgi çekmiyordu ve besteci aynı yıl iflas etti; neticede Kraliyet Akademisi de iflas etti. Bu durum Händel' i pek etkilemedi. Bu kez Kraliyet Tiyatrosunda ortağı Heidegger ile yeni bir faaliyete başladı. 1729 yılında 'Lotario' operasını besteledi. Bu eser pek başarı kazanmadı, çünkü Dilenci Operası' nın etkilediği geniş kitleler, İtalyan operasına yüz çevirmişti. Händel bu kaba ve popülist estetik eğilime bilinç ve ısrarla karşı çıkarak sanat açısından üstün olan yapıtlar bestelemeyi sürdürdü.
  
1733' de 'Deborah' adlı oratoryosu seslendirildi ve Oxford' da yapıtlarını yönettiği bir konser verdi. Besteci olarak yerini koruyordu, ama soylular ve zenginler sınıfı tarafindan eskisi gibi destek görmüyordu. Oxford Üniversitesinin teklif ettiği 'doktor '' ünvanını da reddetti. 1737 yılından sonra ağırlığını hissettiren parasal sorunlar yüzünden oratoryolara döndü. Händel' in gerçek dehası bu dönem eserlerinde görülmektedir. Orlando ve daha önce yazdığı Julius Cesar gibi eserlerinde, opera geleneğinin sınırlarını genişletmiş, bilhassa orkestral renkleri etkin bir biçimde kullanmaya başlamıştır. 1738 yılında yazdığı 'Serse operas', bu türdeki eserlerinin en parlak örneklerindendir.
 Händel' in aşağı yukarı 20 yıl süren opera serüveni, insanüstü bir çabanın öyküsüdür. Ancak bu çok yönlü mücadelenin sonunda sağlığı bozulmuş, 1739 yılında felç geçirerek, opera faaliyetlerine son vermek zorunda kalmıştır. Yılmayan bir karaktere sahip olduğundan, gördüğü tedaviyle sağlığına tekrar kavuşmuştur. 1740' tan başlayarak yeni oratoryolar bestelemiştir. 1742 yılında 'Jephta' oratoryosunu yazarken görme gücünü yitirmiş, yedi yıl kör olarak yaşadığı halde besteciliği sürdürmüş 14 Nisan 1759' da Londra' da hayata gözlerini yummuştur.
Händel, 45 operasının yanı sıra 31 oratoryo bestelemiştir. En önemli oratoryolarını, İsrail in Egypt (1738 ), Saul (1738), Messiah (1742), Judas Maccabeus (1746), Joshua (1747), Jephta (1751) olarak sıralıyabiliriz. Ayrıca 100 kantatı vardır.
Çalgı müziği eserlerinin düzeyi, Händel' in büyüklüğünü sergiler: Su Müziği (1715-17), Orman Müziği (1742), Ateş Oyunları Müziği (1749). Buna, çok sayıda concerti grossi, org konçertoları ve oda müziği eserlerini de eklemek lazım.
 
Händel ve JS Bach ( 1685-1750), dönemin iki dev müzikçisi idiler. Barok müziğin tüm mirasını ve zenginliğini sindirip sentezini yapmak için, talih aynı güçte, fakat ayrı, zıt yapıda iki deha yaratmıştı sanki. Biri yerinden pek kıpırdamayan, öbürü Hamburg'da, Halle' de, Hannover'de, Italya'da, İngiltere'de kendi evindeymiş gibi yaşayan bir insan. Biri kilise, okul ve kent sorumlularıyla sürekli tartışma halinde, öbürü kastra' larla, diva'larla, opera yöneticileriyle boğuşmada. Biri opera ve oratoryo biçimlerinden hoşlanmayan, öbürü bütün gücünü bu dramatik biçimlere veren, biri içine dönük, öbürü dışa dönük iki dev ....
|