ABD ve İşkence: 'tutukluyu temel bir bağımlılığa indirgemek'

30.05.2009 16:27:00
İkinci Bush yönetiminden bu yana tüm Dünya'nın bildiği, Avrupa Konseyi İnsan Hakları 2006 raporuyla belgelenen, ABD anti-terörist işkence faaliyetleri, artık hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklandı. Başkan Obama'nın 'entellektüel ve felsefi şeceresinin' gerektirdiği bu ifşaatlar başlı başına ibret verici bir tarihi belge. Başkan Obama'nın talimatı sonrası açıklanan CİA gizli işkence belgelerini The New York Times gazetesi yayınladı; okurken içinizin burkulacağı belgeleri A. Ceyhan Le Monde gazetesinin yayınladığı haberden derledi.


 

 

 

 

 

 




'CİA'nin hukuk işlerinden sorumlu müdürü John Rizzo'ya 2002 ile 2005 yılları arasında, ABD Adalet Bakanlığı hukukçuları tarafindan verilen 4 gizli bildiride, son derece tehlikeli terörist farzedilen tutuklulara reva görülen işkenceler bilimsel detaylarla anlatılmaktadır. Bu pratikler kanun dışı mıdır ? ''Hayır'' cevabını desteyecek örnekler verirler bu bilir kişiler. Bu belgeler Başkan Obama'nın emriyle gizliliklerini kaybettiler ve 16 Nisan'da yayınlandılar; Washington çalkalandı, siyasi görevlilerde şaşkınlık yarattı; polemik gittikçe kabarıyor. Obama 'nın gizliliğini kaldırdığı CİA belgeleri The New York Times gazetesinde yayınlandı; okurken içiniz burkulacak bildirilerden bazı alıntıları aşağıda bulacaksınız;

(...)
''Bu bürodan, altı çizilen bazı pratiklerin, ABD Anayasasının, hertürlü işkencenin yasaklandığı 18/ 2340 numaralı şıkkını ihlal edip etmediğini soruyorsunuz. Bu fikri bizden, Abu Zubeyda'nın sorgulanması çerçevesinde sordunuz. Abu Zubeyda Al Kaide'nin en yüksek derecede sorumlularından birisidir; bildiğiniz gibi 11 Eylül 2001'de World Trade Center ve Pentagon'a yapılan silahlı saldırı sebebiyle, ABD bu terorist örgüte karşı dünya çapında bir savaş açmıştır.(...)

Zubeyda'nın elinde bulundurduğunu tahmin ettiğiniz bazı bilgileri, bilhassa varolan yüksek seviyedeki tehlike dolayısıyla, elde edebilmek için sorgulamayı ''daha ileri bir baskı safhası'' olarak adlandırdığınız bir kademeye sürmek istediğinizi söylüyorsunuz. (...) Bu safha bir kaç günü geçmeyebilir, fakat 30 güne kadar uzayabilir. Bu safhada, 10 teknik kullanımını öngörüyorsunuz (...), ve bunların gereken bilgilerin elde edilmesine çok faydalı olacaklarını tahmin ediyorsunuz (...) Ayrıca bu teknikleri belirli bir kademeler sürecinde kullanacağınızı, ve en son olarak waterboarding ( suda göstermelik boğma )ile bitireceğinizi belirtiyorsunuz. (...)

'Tehdit tekniği', tutukluyu iki yakasından, ani bir şekilde iki elle tutmaktan ibarettir. (...) Bu şekilde elde tutulan kişi sıkı bir biçimde sorgulayıcıya yaklaşmış bulunur.

'Duvar tekniği' esnek bir duvarı gerektirir. Tutuklu ayak üstü ve topukları duvarın alt kısmına değer. Sorgulayıcı, kişiyi kendine doğru çeker, aniden ve sert bir şekilde iter. Tutuklunun sırt kemikleri duvara çarpar. Bu pratik esnasında boyun omurgalarına zaiyat vermemek için, yüz örten bir küllah ve boynunu çevreleyen bir havluya ihtiyaç vardır. Riskleri daha da azaltmak için, kişi esnek duvardan geri sıçrayabilmelidir. (...)

'Yüz' ün kımıldamaz kılınması' kafanın da kımıldamamasını sağlar. Sorgulayıcı, tutuklunun kafasını iki elinin avucuyla tutar, parmaklarının uçları gözlere iyi bir mesafede olmalıdır.

'Yüze tokat veya küçültücü tokat,' esnasında sorgulayıcı elinin parmaklarını iyice açar. Tokat, çene ile kulak memesi arasında bir yere inmelidir. (...) Amaç şok, şaşkınlık ve/veya aşağılanma yaratmalıdır.

'Kapamak,' tutukluyu tek başına bir yere kapamaktan (...) genellikle karanlıkta bırakmaktan ibarettir. Kapamanın süresi, kullanılan hücrenin boyuna bağlıdır. (...) Büyük bir hücrede kapama 18 saat sürebilir; küçük bir hücrede ise 2 saati geçmemelidir.

'Wall standing,' kas yorgunluğuna sebep olmak için kullanılan bir tekniktir. Tutuklu duvara karşı aşağı yukarı 1 metre mesafede ayak üstü durur, bacak arası, omuz genişliğine takabül eder. Kişinin kolları, parmakları duvara değecek biçimde gerili durur. Parmaklar vücudun tüm yükünü taşırlar. (...) Bir sürü eziyetli pozisyon kullanılabilir. (...) Bunlardan ikisi Zubeyda için kullanılacaktır: 1) kolları havada ve bacakları uzanmış olarak yerde oturma ; 2) vücut geriye doğru 45° geriye eyilerek, yere diz çökmek . (...)

'Uykudan yoksun bırakma' kullanılabilir. Bu tekniği, tutuklunun düşünme kapasitesini azaltmak ve hellak ederek işbirliğine getirmek amacıyla kullanmak istediğinizi söylüyorsunuz. (...) Bu pratik esnasında, herhengi beklenmedik bir tepkinin telafi edilebilmesi için bir sağlık sorumlusunun yakında bulunmasını salık veririz. Bizi sözlü olarak, Zübeyda'yı 11 günü geçmeyecek şekilde uykusuz bırakmak istediğinizi, bir evvelki seferde 3 gün sonunda hiçbir fizik ve ruhsal zaiyatın görülmediğinden haberdar ediyordunuz.

Zubeyda'yı hücresine bir böcek eşliğinde kapamak istiyorsunuz. Böcek fobisinin olduğunu tahmin ettğinizi söylüyorsunuz. Bilhassa, Zubeyda'ya hücresine ısıran böcekle kapatılacağını söylemek istediğinizi ve kullanacağınız böceğin zararsız olduğunu da ekliyorsunuz. (...)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Son olarak da 'waterboarding' tekniğini kullanmak istediğinizi söylüyorsunuz. (...) tutuklu 1,20 x 2,10 m çapında eğri duran bir sandalyeye sıkıca bağlı olmalıdır; ayakları genellikle yere değmez. Alnı ve gözleri üzerine bir bez konularak ölçülü bir biçimde su dökülür. Belirli bir andan itibaren bez burun ve ağızı kapatacak şekilde aşağı çekilir. Bez tamamen ıslanıp doymuş olduğu an burun ve ağız iyice örtülür, ciğerlere giren hava hacmi 20 ile 40 saniye boyunca azalır. Bu eziyetli durum, tamamen ıslanmış bez yüzünden ''nefes darlığı ve panik'' yaratır, neticede kişi, boğuluyormuş hissine kapılır. Bu meyanda ciğerlere su girmez. Bu 20 ile 40 saniye esnasında, su, 30 ile 60 cm yükseklikten bir ibrikle dökülmeye devam edilir. Bu süre sonunda bez geri çekilir ve kişinin doluca, bir iki nefes almasına müsade verilir (...) Bunun üzerine işlem tekrardan başlayabilir. (...).

Aynı zamanda bize sözlü olarak, kişinin bu teknik esnasında fizyolojik bir boğulma hissine kapıldığını ve gerçekten boğulmadığının bilincinde olmasına rağmen bu hissi kontrol edemediğini söylediniz. Bu tekniğin 20 dakikayı geçmeyeceğini de eklediniz.

(...) Kanunun 2340. şıkkı eziyetin işkence olarak kabul edilebilmesi için, keskin olması gerektiğini kaydediyor. Yukarda da belirttiğimiz gibi, bu sadece aşırı işlemleri içermektedir. 2340. şık işkenceyi fizik ve ruhsal keskin bir sızı olarak tanımlıyor. (...) Daha evvel de kaydettiğimiz gibi, 2340 'da sözü edilen ''keskin sızı'', tahammül edilmez, fizik bir yaraya benzer eziyet olmalı (...) Netice itibariyle, teklif edilen tekniklerin, böyle bir sızıya sebep olmadıkları sonucuna varıyoruz.

'Yüzün kımıldamaz kılınması tekniği' fiziki hiçbir sızıya sebep olmamaktadır. (...) Eziyetli vücut pozisyonları ve Wall standing sadece kas yorgunluğuna sebep olurlar.

Diğer yandan, danıştığınız tıbbi bilirkişiler, tutukluların küçük hücrelere kapanmasının dayanılmaz keskin sızılara sebep olmadığını kaydetmişler. (...) İlaveten bir böceğin bu hücreye sokulması, meseleye yaklaşımımızı değiştirmez. Zararsız bir böceğin, Zubeyda'yı, fobisi yüzünden korktabilmesine rağmen, hiçbir tehlike göstermediğini belirtmiştiniz.

Tutukluyu uykudan yoksun bırakmanın ise hiçbir dayanılmaz keskin sızıya sebep olmadığını belirlemişsiniz. (...)

Mahkûm ile sorgulayıcısını fiziken birbirlerine yakın oldukları tekniklerde dahi keskin sızı bulunmamaktadır. Tokat ve duvar teknikleri hiçbir fizik sızıya sebep olmayacak işlemler olarak gözükmektedir. Anladığımız kadarıyla, waterboard tekniği bile, kontrollü bir eziyet olarak, zannedildiği gibi, uzun süreli keskin bir sızıya sebep olmamaktadır. (...)

Eğer Zubeyda'nın hücresine bir böcek koyarsanız, bu böceğin hiçbir sokucu iğneye sahip olmadığını söylemelisiniz. Bir böcek koyduğunuzu söylemek istemiyorsanız, ve de kanuna aykırı davranmak niyetinde değilseniz, Zubeyda'nın, hücresinde bir böcek olduğu hissinde olmamasına dikkat etmelisiniz. Ayrıca Zubeyda'nın, böceklerle ilgili hiçbir allerjisi olmadığını da bildiriyorsunuz. (...) Netice itibariyle hücreye sokulan bir böceğin kanun dışı olmadığı sonucuna varıyoruz. (...)

Sorgulama sürecinin safhaları:  Bize sunulan referans belgesine göre, tutuklunun, hava yoluyla sorgulama yerine nakledilmeden evvel sihhi muayeneden geçtiğini öğreniyoruz. Bunu takiben, tutuklu sıkıca elleri ayakları kösteklenmiş, gözleri ve kulakları kapatılmış vaziyette uçağa bindirilmelidir. (...) Uçakta bulunan bir tabib, tutuklunun vaziyetini kontrol etmek zorundadır. Sorgulama yerine varıldığında, tutuklu hassas bir şekilde işlemlere tabii tutulmalı; saçları ve sakalı kazınmalı; fizik hiçbir sorununun olmadığını belgelemek için, kişinin çıplak fotografları çekilmelidir; tıbbi ve psikolojik muayeneden geçirilip, sorgulama tekniklerine elverişli olduğuna kanaat getirilmelidir. (...)

Tutuklu, artık sorgulanma safhasına girebilir. Sorgulayıcılar evvela, tutuklunun işbirliğine yatkın olup olmadığını kestirebilmek için, insani bir tavırla sorguyu başlatmaları gereklidir. Tutuklu normal bir şekilde giyiniş olup, güvenlik sebebiyle, elleri ayakları bağlı olmalıdır. Sorgulayıcılar açık ve güven verici bir tavır takınmalıdırlar; tutuklu, terörist tehditlerin mekan ve zamanlarıyla ilgili ciddi bilgiler vermelidir. (...) Eğer tutuklu bu kriterlere uygun bilgiler vermek istemiyorsa, sorgulayıcılar CIA'ya, onaylanması amacıyla , detaylı bir sorgulama planı sunmalıdırlar. Tıbbi ve psikolojik muayeneler olumlu, CIA onayı hazır ise, sorgulamanın ikinci safhasına geçilebilir. (...)

 

 

 

 

 

 

 

Genellikler; tutukluyu temel bir bağımlılığa indirgemek için 3 değişik teknik kullanılabilir: (...) çıplaklık, uykudan yoksun bırakılmak, ( eller ayaklar kösteklenmiş ve bebek bezi ile) ve besin manipülasyonu. (...) Diğer teknikler ise, sorgulayıcı ve tutuklu arasında fizik yakınlık gerektirdiğinden ,cezalandırıcı kabul edilirler ve aynı zamanda kullanılamazlar. Aşâgılayıcı tokat, düzenli bir şekilde, aniden ve olumsuz bir cevabı cezalandırmak için atılmalıdır. (...) Tokat, sulama ve eziyetli dize çöktürme teknikleri aynı zamanda kullanilabilirler. Karın bölgesine atılan tekmeler ise, sadece gerekli olduğunda ve ne zaman atılacağı belli olmadığı an atılmalıdır. Karına atılan tekmeler, sulama, duvar ve eziyetli dize çöktürme teknikleriyle beraber kullanılabilir

Bazı teknikler caydırıcı telakki edilirler. Tutuklunun fizik ve psikolojik stresini çoğaltabilirler. Caydırıcı teknikler genellikle aynı zamanda kullanılmazlar. Duvar tekniği, tutukluyu son derece yorgun bıraktığından, en etkili sorgulama tekniklerinden birisidir. Bu teknik büyük bir korku hissi uyandırır kişide, her seferinde duvara atılacağını düşünmek başlı başına bir işkencedir onun için; sorgulayıcı bu işlemi, yeterli bir cevap alana kadar 20 – 30 defa tekrarlayabilir. (...)

Sorgulama örneği; İlk seansdan itibaren, tutuklu tamamen çıplak, elleri ayakları kösteklenmiş, kafası bir külahla örtülmüş ve boynunda bir havlu olmalıdır. Sorgulayıcılar kafadaki külahı kaldırıp, tutukluya, işbirliği ettiği taktirde sorgulama şartlarının daha elverişli olabileceğini telkin etmeliler. (...)Tutuklu sorulara gerektiği gibi cevap vermediği an, sorgulayıcılar tekme ve tokata baş vurabilirler. Bu safha birçok defa tekrarlanabilir. (...) Tutuklu bu safhadan sonra ayak üstü tutulup uykudan yoksun bırakılabilir. Sonra ise gıda manipülasyonu başlayabilir; sadece sıvı ile besleme . (...) Tutuklu çıplak ve bebek bezi ile bırakılır.

Yarım saat ile birkaç saat sürebilecek olan ilk sorgulama son bulur. Sorgulayıcılar devam etmenin gerekli olduğuna karar verir de, sıhhi ve psikolojik sorumlular bunda sakıncali bir durum görmezlerse, yeni bir seans başlayabilir. İki seans arasndaki süre 1 ile 24 saat olabilir.

İkinci seansdan itibaren, tutuklunun başına külah geçirilir ve uyumasına mani olmak için esnek duvara karşı ayak üstü tutulur. (...) Külah çıkarılmadan evvel, tutukluyu etkilemek için iki yakası tutularak silkelenir. Sonra külah çıkarılır ve sorgu başlayabilir. Sorulara istenilen cevapların gelmemesi halinde tekme ve tokatlar başlar. Eğer tutuklunun direncinin zayıflamadığı gözlemlenirse, duvar tekniğine geçilebilir; sorgulayıcılar tutuklu üzerinde baskıyı arttırmak için hortumla sulayabilirler. Seansa son verildiği an, tutuklu aynı birinci seansın sonundaki konumuna kavuşturulur: çıplaktır, uyumaması için ayak üstündedir ve gıda manipülasyonuna tâbidir. (...)

(3. seans sonunda),
sorgucular daha etkili teknikler kullanırlar. Uykudan yoksun bırakma tekniği 70 ile 120 saat arasında sürdürülebilir, 180 saati aşamaz. (...) Buna çıplaklığı, sıvı beslenmeyi ve küçük hücreye kapamayı ekliyebilirler. Tutuklu, işbirliği belirtileri gösterir göstermez, oturmasına izin verilir, giysiler ve daha iç açıcı besinler sunulur. (...) Bu tipte bir sorgulama süreci 30 gün sürebilir. (...) Kısıtlı şartlarda CIA waterboarding tekniğinin kullanılmasını öngörebilir; bu tekniğe tâbi tutulan tutuklu aynı zamanda sıvı beslenmeye de tâbi tutulur. (...) İç açıcı olmayan, tatsız bir besinlenme (...)

Sorgu esnasında veya sonrasında tutuklu eğer sağlığı ve odanın ısısı elverişli ise çıplak kalabilir. Bu teknik esnasında oda ısısı en az 20° olmalıdır. Sorgulayıcılar, tutukluya, çıplak görülebileceği korkusunu verebilirler. Ayrıca sorgulama işlemlerine katılan kadınlar, tutukluyu çıplak görebilirler. (...)

(Sulama halinde ), atılan su içilebilir olmalı ve sorgulayıcılar, ağız, burun ve gözlere girmemesine dikkat etmeliler. Sıhhi görevli, daimi olarak tutuklunun üşümemesine dikkat etmelidir. Eğer tutuklu yerde ise, başının altında bir bez bulundurulması gereklidir. (...) Sulama suyunun 5° nın altında olmaması gerekir. (...) Tutuklu ayakta uyuduğunda vücudunun tüm yükü bacak ve ayaklarında olmalıdır. (...) Bu pozisyonun bacaklarda şişme ve ödemlere sebep olduğu tahmin edilmektedir. (...) Dünya Sağlık Örgütü ( OMS) bu pozisyonun eziyetli olduğunu, fakat keskin sızı vermediğini bildirdi . Sıhhi sebeplerle kullanılan bebek bezi devamlı kontrol edilmeli ve gerektiğinde değiştirilmelidir.

(...) Tutuklunun derisi devamlı gözlemlenmelidir. (...) ( waterboarding tekniği esnasında ) eğer tutuklu kafasını yan tarafa çevirerek ağzının kenarıyla nefes almaya çalışıyorsa, sorgulayıcı buna ellerini sepet gibi kullanarak mani olabilir. Ayrıca bize, bu engelleme tekniğinin, tutuklunun nefesini tuttuğu durumlarda da kullanılabileceğini ilettiniz: örneğin soluk verme anında . (...)''

Le Monde 'dan derleyen; A. Ceyhan / İkinci Grup

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Avrupa'nın en üst düzey İnsan Hakları Kurumu olan Avrupa Konsey'i tarafından görevlendirilen Isviçre 'li Dick Marty, bundan 3 yıl evvel bir rapor vermişti. Bu raporunda Marty, ABD Bush yönetiminin ''işkenceyi taşeronlara havale ettiği'' konusunda pekçok kanıt olduğunu söylüyordu. Raporda ayrıca, Avrupa ve Orta Doğu ülkelerinden insanların kaçırıldıkları, özgürlüklerinden mahrum edilip, işkence gördüklerinin ispatlanmış olduğu kaydediliyordu.

Bu vakaların, zanlıların ABD dışında işkence görmesi için kurulan çok daha büyük bir sistemin parçası olduğunu savunan Dick Marty, 'CIA'in faaliyetleri, hukuk devleti ve onun demokratik temellerine zarar veriyor' diyordu . Başkan Obama'nın ,''ABD yüksek ahlaki kurallara uymak zorundadir'' dedigi kurallar, Dick Marty'nin 3 yıl evvel sözünü ettiği ''hukuk devleti'' nin kuralları olsa gerek.

Marty raporunda, Polonya ve Romanya, gizli gözetim merkezlerinin olduğu muhtemel ülkeler olarak gösterilmişti, fakat bu iki ülke sözü geçen iddialari reddetmişti.

İlk olarak Amerikan Washington Post gazetesi tarafindan ortaya atılan işkence iddialarında, CIA'nin terör zanlılarını sorgulamak amacıyla, Doğu Avrupa'da bazı eski Sovyet dönemi kamplarını kullandığı söylenmişti. Dönemin Bush yönetimi ise ''ne kabul, ne de inkâr'' siyaseti izlemiş, tüm dünya insanseverlerinin gelecekle ilgili hayallerini yok etmişti.

Artık şimdi, tüm dünya insan ve barış severleri, Başkan Obama ile açılan bu yeni dönemin, artık geriye dönülmez bir özgürlük, hukuk ve barış dönemi olmasına inanıyorlar ve istiyorlar . Zira unutmayalım, Obama'nın da arzuladığı bu yeni hukuk dönemi, sadece jeostratejik planlarla izah edilmemeli; bu arzu, nice karanlık dönemlerden geçmiş ABD ilerici siyasi ve entellektüel akımları tarafindan düşünülmüş, olgunlaştırılmış ve iktidara getirilmiştir. Tüm dünya ilericileri bunun böyle olduğunu ABD'nin sadece reaksiyonla işlemediğini, soğuk savaş yıllarından bu yana ( Mc Carthy ve ilerici avı dönemini hatırlayalım ) biliyorlardı.

( Arsen Ceyhan / İkinci Grup)