İklim ısınması bilgileri kamu malı olmalı
Bugün iklim değişikliği ile ilgili verilerin merkezi bir arşivi yok; buna karşın bağımsız bir şekilde çalışan birçok değişik değerdeki laboratuarın değişik verilerini içeren arşivleri mevcut . Neden ? Zira iklim ısınması verileri kamu malı değil.
Bu bahsi geçen verilerin büyük bir çoğunluğu milli meteoroloji servislerinden gelir. Bu veriler yüksek kârların elde edildiği bir ticaretin oyuncaklarıdır ve bu servislerin son derece yüksek olan işleme ve yetiştirme masraflarını karşılar; buna güney ülkelerinden kuzeye beyin göçünü de eklemek gerek. Bu ise kayıpların en büyüğüdür.
Kuzeyin zengin laboratuarları güneyden iklim ısınması verileri alabilmek için, güneyin meteoroloji servisleriyle ortak araştırma ve tekel hakkı içeren özel anlaşmalar yapıyorlar. Bununla beraber bu iklim verilerinin, devamlı resmi olmayan yollardan geçerek Kuzey laboratuarlarının süper bilgisayarlarına girdiklerini biliyoruz. Gayet anlaşılabilir sebeplerden dolayı bu saf verilerin hiçbir şekilde reklamının yapılmaması da gözden kaçmıyor.
Bu şekilde her laboratuar, kendi ilişki ve imkanlarına dayanan, elindeki küresel, kıtasal ve bölgesel iklim verileri ile özel veri bankaları oluşturmaktadır. Bu verilerin içeriği ve kullanılış biçimleri çoğu zaman değişik olabiliyorlar; bunun kabulü ise her zaman kolay olmayabilir; zira verilerin tetkik ve tenkit süreci, bunu gerçekleştiren laboratuarın bilgi ve teknik seviyesine çok yakından bağlı gözükmektedir. Şunu da bilmek gerek ki, derhal operasyonel veri serileri ile saf veriler arasında buyük fark vardır. Nedeni ise, operasyonel verileri bulandırmamaları için bazı şüpheli verilerin tetkiklerden çıkarılmasıdır. Bu şekilde çalışma ise, elde edilen neticelerle ilgili her türlü yorum kapısını ardına kadar açık bırakmaktadır.
2009 Kasımından bu yana yer küresinin ortalama ısısının yükselmesi ile ilgili polemikden bahsetmiştik bu sütunlarda; CRU (Climatic Research Unit /East Anglia / Ingiltere) veri bankasının çalışmalarından şüphelenen iklim ısınmasında kuşkulu gruplar, bu üniversitede yıllardır çalışan tüm bilim adamlarının dürüstlüğünden bile şüpheleniyorlar.
Bu tür skandallara yer vermemek için bundan böyle evrensel bir iklim verileri bankası oluşturmak gerekir. Gelecek nesilleri bekleyen sorunların önemi karşısında, tüm dünya ülkelerinin iklim verilerini bir araya getiren bir müessesenin kurulması acil gözükmektedir; ancak bu sayede, tüm dünyanın malı olan verilerden hareketle varılan kıyaslanabilir gerçekler, herkesin kabul edebileceği neticeler elde edilebilecektir. Bizce, tenkide ve skandala maruz kalmayacak bilimsel iklim araştırmaları sadece bu sayede mümkün olabilecek; karşıt hipotezler, değişik metotlar kullanan ekipler tarafindan, aynı verilerden hareketle teste tabi tutulabilmelidirler. Metot, teknik ve neticelerin karşılaştırılması, bilim dünyasının normal olan daimi tartışma ortamına tamamen uygundur. İklim bilim buna bir istisna teşkil etmemelidir.
Bu hedefe ulaşabilmek için, herşeyden evvel, Dünya Meteoroloji Örgütü'nün iklim verilerinin bilimsel araştırma için kullanilabilmesini kolaylaştırması gerekir. Aralık 2009 Kopenhag Iklim Zirvesi, en azından, ortak bir ''İklim Verileri Bankası'' nın kurulabilmesi için ekonomik önerilerde bulunabilmeliydi. Buna paralel olarak da, bu konuda en önemli husus, zemin gözlemi ve verilerinin toplanabilmesi için laboratuarlara kayda değer yardımların yapilabilmesini de kolaylaştırabilirdi. Kopenhag bunların hiçbirini, bırakın yapmayı, maalesef hiçbir tartışmanın, panelin konusu bile yapmadı !
11-1-2010
arsenceyhan@ikincigrup.com |