twitter'da takip et
YENİ DÜNYA
Pierre Rosanvallon: Sol, toplumu değiştirmeli
21.YÜZYIL
Pierre Bourdieu, Pascal ve yarı Aydın filozoflar
21.YÜZYIL
Batı, medeniyet krizinden nasıl çıkabilir ? Slavoj Zizek ve Peter Sloterdijk karşılaşması
YENİ DÜNYA
Yürütmeyi daha iyi kontrol etmek, işte modernlerin özgürlüğü ! / Pierre Rosanvallon
İstanbul
 
Bilim ve Politika arasında
P. Bourdieu (1930-2002)

Ölümünün 10.yılında, medya ve politikaya yönelttiği sert eleştirilerle ciddi polemikler yaratan, Les Héritiers (Mirasçılar), La Reproduction (Yeniden Türeme), La Distinction (Ayrım) gibi temel eserlerin yazarı fransız Pierre Bourdieu, bugün, sosyolojinin bir klasiği. "sosyal türeme","sembolik şiddet", "kültürel servet" gibi kavramlar her sosyoloğun terminolojik araç kutusunda yer buluyor. Ayrıca Bourdieu, Institut of Scientific Information Thomas Reuters'in yayınladığı dünya akademik çalışmaları listesinde, Michel Foucault'dan sonra en çok referans olarak gösterilen yazar olarak belirmektedir.   
verimli ve sembolik bir devrim
 Pierre Bourdieu, devamlı "kollektif entellektüel" rüyası görüyordu. Bir ekip sporu gibi, kollektif bir bilimsel çalışma idi bu. Bugün bu rüya, kurduğu Sosyoloji merkezinde ve yayınladığı dergide gerçekleşiyor. Bir araştırmacının eseri, ancak kavramlarının bilim camiasına nüfuz edip bir refleks haline gelmesiyle kalıcı oluyor. Bourdieu'nün eseri bu tür bir eser. Fakat kendisinin bir düşün ustası değil, antrenör olarak kabul edilmesini de istiyordu.

ölümünün 10. yılında, Le Monde gazetesinin 23-1-2012 tarihli sayısında yer bulan yorumu yayınlıyoruz. ( AC/ÇŞ/İkinciGrup )   
 PANORAMA
sergi: Cézanne ve Paris
Luxembourg Sarayı Müzesi / Paris
11 Ekim 2011-26 Şubat 2012

ver elini Paris

Montmartre'da La Rue des Saules sokağı
1873-1874 / yağlıboya-özel koleksiyon
 Cézanne, Aix en Provence'dan lise arkadaşı romancı Emile Zola'nın teşvikiyle 1861 yılında, babası karşı olmasına rağmen Paris'e yerleşir. Paris'te Pissarro ve Guillaumin gibi ressamlarla tanışır. Paris'te, Salon akademizmi hakimdir; fakat aynı zamanda Paris, isyanın ve avangardın da merkezidir. Şehrin bilinen sitlerini değil, penceresinden, balkonundan gördüklerini resmeder...
surlar dışında Paris

Maincy Köprüsü ( 1879 ), yağlıboya
Orsay Müzesi / Paris
 Paris'e yerleşmiş olmasına rağmen, Cézanne, devamlı surlar dışına çıkar. Courbet, Corot ve Barbizon ressamlarının peyzaj geleneğine sahiplenmek isteyen Pissarro ve Guillaumin gibi empresyonist ressamların izinden giderek Paris dışında manzaralar görüntüler...
Paris'in çekiciliği ve cinsellik

Modern Olympia ( 1873-1874 ), yağlıboya
Orsay Müzesi / Paris
 Courbet ve Renoir gibi, çıplak, Cézanne için önemli bir kaygıya dönüşür. Erotik karaktere sahip birçok tablo gerçekleştirir. Yıkanan kadınlar bu döneme girerler. Esasında, Cézanne, kadın vücudunun erotik yönünü yansıtmayi amaçlamamaktadır; kaygısı "yeni" bir çıplak dışavurumu ve kendi resim dilini yaratma arayışıdır.
Bir elma gibi poz vermek

meyvalar, havlu ve süt şisesi ( 1880-1881 )
yağlıboya, Orangerie Müzesi / Paris
 Cézanne için natürmort herhangi bir motifle eşdeğerdedir; bu eşdeğerlik, bir insan vücudu veya bir dağ ile de olabilir; bu sayede mekan çalışmalarına son derece elverişli olduğunu anlar. Bazen portre veya çıplak çalışmaları kapsamında yaptığı natürmort'lar bir nevi Paris peyzajı niteliğine sahiptirler...
Sessizligin yolları

kıvrılan yol, yağlıboya ( 1904 )
Londra, The Courtauld Gallery
 Uzun yıllar Provence' da çalıştıktan sonra, Cézanne, Paris ve civarına birçok seyahat gerçekleştirir. Giverny' de Monet'yi ziyaret eder. Maison Alfort, ve Créteil civarlarında, Marne nehri kıyılarını resmeder. Nehir, Cézanne'ı çok şevklendirir; bu tablolarında doğanın sessizliğini tecrübe eder. Fakat, Paris'i sanatıyla fethettikten sonra çok bağlı oldugu Provence'ına geri döner. Artık Paris'i kara kutusuna koymuştur. Paris'e geri dönmeye ihtiyaci yoktur. Bundan böyle hayranları, Cézanne'ı görmek için Cézanne'a gelirler, yani Aix en Provence'a...


sergi Cézanne ve Paris

Luxembourg Sarayı müzesi / Paris

12 Ekim 2011-26 Şubat 2012

cuma-cmtesi-pazar-pztesi: 09:00-22:00
salı-çarşamba-perşembe: 10:00-20:00
Mehmet Altan: tahayyül piyadesi


Mehmet Altan'ın "Denktaşlaşmak..." başlıklı gazete yazısını yayınlamamışlar (İkinciGrup / Turunç' da yayınladık / 18-1-2012 ) ve gazete ile yollarını ayırmışlar. 
                   
                   *****

Dünya'yı, 21. yüzyılı, birinci sayfasına taşıyamayan, öte yandan hergün, 'küreselleşiyoruz' yorumlarınını tekrarlamakla Dünya'lı olunmayacağını kavrayamayanların, Dünyalaşmamışların yaptığı Türkiye Basını, Dünya ile ilgili, Dünyaya meraklı, Mehmet Altan ve hepimizi daha çok bir vakit üzecektir...ben seviniyorum Mehmet Altan'ın Türkiye'nin "yazılı" Basınından uzaklaştığına...

Dünya'yı takip etmenin en yaygın ve etkili mümkün olabildiği yüzyılda, 21.yüzyılda, -bilgisiz değil çünkü bilgi erişimi herkese açık - dikkatsiz, özensiz, Ankara çıkışlı ve varışlı Türkiye Basınının acıklı, üzüntülü perişan halinden çok uzaklara gitmenin fiziki şartlarına kavuşmuş oldu Mehmet Altan, ben seviniyorum ...

                    *****

bir yazısında  yeni Dünyanın "insan odaklı mefkureye" yol almakta olduğunu anlatıyordu; (...) küreselleşme hızlandıkça insanoğluna ait her olumlu ve yararlı birikim de dünyanın ortak malı haline gelmekte... (...) Rönesans’ın ideolojisi insana en büyük değeri veren ve hayatın odağına insanı koyan Hümanizm’di... Peki, yeni çağ nereye gidiyor? Külfet ve sıkıntılarını giderdikçe daha çok ‘insan odaklı’ bir mefkureye... (...) Bu minnacık gezegendeki yedi milyar insan türü canlının sınırlar, ordular, trampetalar olmadan birlikte keyfedeceği bir yaşama uzun bir yolculuk halindeyiz...(...)

Mehmet Altan'ın Dünya meraklarını paylaşan, "21.yüzyıl ve yeni dünya tartışmalarına" heves ve sütun açan İkinciGrup / Turunç' da OECD'nin "mutluluk endeksi" ni ölçmesine dair bir yazı-yorum yayınladığımızın ertesinde, mutlulukdan nasıl ve nereye uçtuğunu anlatıyordu;
(...) 'yavaş yavaş “mutluluk” kavramı da toplumsal hayatın “hedefi ve ilkesi” olmaya başladı ya... Benim gibi “tahayyül piyadeleri” için ne büyük mutluluktur bu, bilemezsiniz.' (...) ( M.Altan, Star, 30-5-2011 )

                    *****

İkinciGrup, "tahayyül" ufuklarımızı bir defa daha çeşitlendirecek, meraklarımıza  mazhar olacak, ve elbette, (yeni) gelmekte olanı harmanlayacak hamuru biçimlendirecek, ilerleme mefkuresini zenginleştirecek bir tarih yorumu dosyasını taşıyor birinci sayfasına;  "Annales okulu tarih yazılımı" esaslı fransız tarihçi Romain Bertrand'ın bir "başka Dünya Tarihi" yorumunu yayınlıyoruz; Doğu-Batı karşılaşmasının gerçekleşmeyen hikayesini anlatıyor Bertrand; Hollandalıların Javalılarla ilk karşılaşmasının hikayesini kolonyal hiyerarşinin çerçeve baskısından, galiplerin yazdığı tarihden değilde, klişelerinden çok uzakta, ilk "küreselleşme" macerasının belirsizliğini muhafaza ederek anlatıyor; müslüman Javalılar için yeni bir binyılın hemen başında, yani hicret 1004 yılında; hırıstiyan Batı için 1596 yılında, yani 17.yüzyıl ufkunda iki Dünya birbirleriyle karşılaşabilirlerdi, birbirlerini anlayabilirlerdi ama, Doğu ve Batı karşılaşmadılar, birbirlerini anlamadılar, savaştılar...  

işte ilk küreselleşme teşebbüsünün hikayesini, Hollandılılarla Javalıların ilk karşılaşmalarını, yani karşılaşmamış olmalarının hikayesi... sonrası, belki de, "tahayyül piyadelerinin" nin mutlaka heyecan duyacağı bir yolculuk ... 

                 *****

Paris yıllarımızı hatırlıyorum; ilk "tahayyül tayfaları" olmaya yüz tuttuğumuz, yüz tutacağımız aşikar o 40 küsür sene öncesinin Paris günlerini...Mehmet Altan'ın "yerçekimsiz günlerim" diye tarif ettiği o günleri...

"tahayyül tayfaları" olacağımız, o  okyanuslarda yüzeceğimiz, Paris'de, "La Fourmi Ailée-Kanatlı Karınca" çay salonu avarelikleri günlerinden kalmış olmalı !  yani, hayatı anlamaya çalıştığımız o günlerden...  


















daha yavaş, koşturmadan, yani daha hızlı ve doğru, kirlenmeden, kendini kirli hissetmeden, kirli olandan çok uzaklarda ve daha çok yakından Dünyaya, daha billur ve serin bakabileceksin...daha kolay süzebilecek ( yeni ) gelmekte olanı; istemediğin kadar 21. yüzyıl mecrasında, düşüncelerini ifade edebileceksin, istediğin (yeni) yüzyıl yolculuklarına çıkabileceksin, daha nice  "ilerleme mefkuresine" demir atacaksın nasılsa..!

arkadaşım Mehmet Altan, hiç daralma..! seviniyorum ben...

25-1-2012

caglarsavkay@ikincigrup.com


 
Doğu ve Batı karşılaşmadılar
 Batı, ve bilhassa Avrupa kendi geçmişini tüm dünyaya kabul ettirdi. İngiliz antropolog Jack Goody'nin "Tarih hırsızlığı veya Avrupa nasıl tarihini tüm dünyaya kabul ettirdi?" başlıklı eserinde bahsettiği Batının düzenlediği "tarih hırsızlığı" nın bir devamı niteliğini taşıyan, "tarihin geri iadesi" sayılacak bir çalışmaya imzasını atan Romain Bertrand ( Eşit paylı tarih /Histoire à parts égales- 2011 ), gerçekten de, bir Doğu-Batı karşılaşması hikayesi bağlamında "simetrik bir tarih" denemesi yapmaktadır. fransız Romain Bertrand, insanlığın % 55'ini bir kenara bırakmayan bir dünya tarihi yazmayı amaçlamış ve başarmış.
fransız Sol'unda 'ihtimam toplumu' tartışmaları
 1. Sekreteri Martine Aubry nin 'Sol' alternatif programını Fransız Sosyalist Partisi ( PS ) tartışıyor. PS'in “düşünce laboratuarı”, Aubry’nin geçtiğimiz Nisan ayında ortaya attığı “care-ihtimam” toplumu kavramınının bütün yönlerini akademisyenlerle birlikte ilerletiyor. Bu görüşleri, İkinciGrup, 'yeni Dünya tartışmaları' sayfalarında en geniş hali ile yayınlıyor. Küresel Dünya'nın refah toplumunda 'care-ihtimam' anafikrinden, Türkiye nasıl ve hangi açıları dikkate almalıdır ? Tartışmaların ilk 'giriş' bölümünden sonra, bugün de, fransız Sosyalist Parti' sindeki değerlendirmelerin bütününü yayınlıyoruz.(ÇŞ/İkinciGrup)
Gündüz Vassaf
"Zizek'e not, Auster'e dipnot"
05-2 Ruşen Çakır/Mehmet Altan:"Cami-kışla savaşında kanlı bir gelecekten korkuyorum’
05-2 05-2 05-2
05-2 Paris
"A Homs, des témoins parlent d'un des "plus grands massacres" depuis le début du soulèvement en Syrie"
no:1109 / 02-2 Paris
"Interview Jean Ziegler : les vrais bandits sont les multinationales "
Şubat 2012 Paris
editorial Serge Halimi
"Après Tobin"
05-2 New York
"Russia and China Block U.N. Action on Crisis in Syria"
05-2 Madrid
"Rubalcaba promete un PSOE fuerte"
05-2 Londra
"Ed Miliband: we have just three months to save the NHS"
04-2 Paris
"Les Noirs sont les plus enclins à se mélanger"
04-2 Paris
"En Syrie, l'opposition dénonce un massacre de civils à Homs"
05-2 Londra
"Assad's forces free to bomb dissenters as Russia and China veto UN resolution"
05-2 Pekin
"China: Rise of Asia signals greater balance"
03-2 Moskova
05-2 Washington
"Overwhelming win for Romney"
KÜNYE
© Telif Hakları http://www.ikincigrup.com'a aittir.