Hikmet-i Devlet'in kurumu: TTK
AKP iktidarı Türk Tarih Kurumu başkanlığına Prof.Dr.Ali Birinci'yi atadı.
Yusuf Halacoğlu'nun nihayet TKK'dan gitmesini memnuniyetle karşılayacak olanlar, 'kapatma ve Ergenekon' davaları ile meşgul olmaktan zahir, tek bir yorum, eleştiri getirmediler!
Genel bir ilgisizlik havasında Ali Birinci'nin atanmasını gazetelerden öğrendik.
12 Eylül'ün yeniden şekillendirip hepimize armağan ettiği kurumun başkanlığının Ali Birinci'ye teslim edilmesi hakkında bizim 'esas demokrat' lar daha pek bir şey söylemediler.
Söylemezler...
Bakın neyi söylemezler...
Ali Birinci'yi hiç tanımam. Aynı, Yusuf Halaçoğlu'nu TTK başkanı öncesinde tanıyan bilen olmadığı gibi Ali Birinci'yi de coğumuz tanımayız.... ama gazetelerde yayınlanan akademik hayatını okuyabiliriz. Bizde öyle yaptık...
Ali Birinci, Polis Kolejinden mezun olmuş. Polis Enstitüsündeki eğitimini bırakarak Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat ve Maliye bölümünü bitirmiş. Üniversite sonrası Emniyet Genel Müdürlüğünde 3 yıl görev yapmış. Sonra da Cumhuriyet Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'de çalışmış. 1988'de göreve başladığı Polis Akademisi'nde Türk Siyasi Tarihi ve İnkilap Tarihi dersleri vermiş.
AKP'ye yakın olacağı hususunu zihnimizde tutarak aklımıza ilk gelen yorum nedir?
Hikmet-î Devlet'in en esaslı kurumu TTK'ya, devletin 'en derin' alışkanlıklarından yetişmiş, yoğrulmuş olmakla kalmayıp, üstüne, oralarda görev yapmış birisini TTK'ya atamışlar...
Bizim 'esas demokrat' lar pek sever oldular güvenlik birimlerini öyle ya; bugünlerde MİT, savcılık büroları elele göz göze 'derin' bir muhabbet içindeler...İktidar ve Otorite'ye bu kadar yakın olan bizim 'esaslı demokrat' lar YÖK'den sonra TTK'yı da AKP'nin ele geçirmesine tek laf etmediler.
'Hikmet-î Devlet' in en esaslı birimi, son yılların en çok tartışılan 'devlet kurumu' TTK'nın başkanlığına kimi getirelim derken, ne bileyim, zihnime ilk düşen isim olarak zikrediyorum, Mete Tunçay'ı, bırakalım muhafazakar AKP iktidarını, ortalıkta esip püfüren 'esaslı demokrat' larda ne hikmetse hatırlamazlar...
Ne demiştik?
AKP, 12 Eylül'ü ve bütün kurumlarını silmek yerine, esaslı bir 'düzen' partisi ve iktidarı olarak, heryeri, herşeyi, sadece kendisine ve muhafazakar düşünceye yakın kişilerle 'muhafaza' etmeye devam ediyor...
'eski sol, yeni sağ liberaller' essinler, üfürsünler bakalım..!
sorsunlar bakalım, yakın oldukları 'otorite ve derin iktidara', anlatsınlar hepimize AKP'nin nasıl bir sihirle 'buraları' iyileştireceğini..!
kırk yılın hatırına, bir masal daha dinleriz..!
4-08-2008
caglarsavkay@ikincigrup.com
|